deve

dev

Fa/OFa dēv ديو zİran mitolojisinde kötü ruhlu efsane yaratığı, iblis << EFa daiva- a.a. ≈ Ave daēva- Zerdüşt inancında kötülük tanrısı, iblis << HAvr *dei̯wó-s tanrı HAvr *di̯ew- gün, güneş, güneş tanrısı

deva

Ar dawāˀ دواء z [#dwy faˁāl msd.] ilaç

devalüasyon

Fr dévaluation İng devaluation paranın değerini düşürme İng devaluate değersizleştirmek, değerini düşürmek +()tion (İlk kullanım: 1914 İng.) İng de+ value değer

devam

Ar dawām دوام z [#dwm faˁāl msd.] sürme Ar dāma دام zsürdü, kaldı, devam etti

devasa

§ Fa dīv/dēv ديو zdev Fa āsā آسا zgibi, benzer

deve

ETü: [ Irk Bitig, <900]
tebe titigke tüşmiş [deve çamura düşmüş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
[[Oğuzlar ve onları izleyen kavimler bütün te'leri ت dal د yapar. Nitekim deve anlamına gelen sözcük téwé'dir ama onlar deve der.]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
deve kuş [deve kuşu], deve balık [yunus balığı] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
deve tabanı: Heliotropium [ay çiçeği] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
deve dikeni (...) yok deve: 'acaip' gibi nidā. deve yapmak "sermaye tüketmek (argo)" [ Osman Cemal Kaygılı, Argo Lugatı, 1932]
rahmetli babasından kalan evleri, dükkânları birtakım macaralar yüzünden deve yapacaktı.

<< ETü tebe maruf hayvan, camelus <<? ETü *tebgen ETü tep- ayak basmak, yürümek +(g)An

 tep-

Not: Karş. Moğ temegen (a.a.). Moğolca sözcük, asli biçimin *teb(g)en olduğunu düşündürür.

Benzer sözcükler: deve dikeni, deve kuşu, deve tüyü, deve yapmak, deveci, devetabanı, yok deve


15.03.2019
develope

Fr développer 1. kabuktan veya torbadan çıkarmak, açmak [esk.], 2. geliştirmek, ortaya çıkarmak, 3. fotoğraf filmini banyo etmek EFr de+ voloppe tahıl kepeği, kabuk, torba

deviasyon

Fr déviation İng deviation yoldan ayrılma, sapma OLat deviatio a.a. OLat deviare yoldan sapmak +()tion Lat de+ via yol +()tion

devin|mek

<< TTü devin- kıpırdamak, didinmek +In- <<? TTü tepin- kıpırdamak, depreşmek

devir

Ar dawr دور z [#dwr faˁl msd.] 1. dönüş, döngü, 2. zaman, çağ Ar dāra دار zdöndü

devir|mek

<< ETü tevür- döndürmek, çevirmek, yuvarlamak << ETü *tegir- a.a.