detantör

destur

Fa dastūr دستور z1. «el almış», bilge, bilgin, vezir, 2. «el alma», ruhsat, izin, müsaade << OFa dastwar 1. Zerdüşt rahibi, bilge kişi, otorite, 2. doğru dini öğreti, töre, yasa § OFa dast el OFa āvar sahip

deş|mek

<< ETü teş- yarmak, delmek ≈ ETü tel- delmek

deşarj

Fr décharge [dev.] herhangi bir yükü boşaltma Fr décharger [den.] yük boşaltmak Fr de+ charge yük

deşifre

Fr déchiffrer şifresini çözmek Fr de+ chiffre [den.] rakam, şifre

detant

İng détente Soğuk Savaş döneminde bloklararası yumuşama politikasına verilen ad Fr détente gevşeme, gerilim düşmesi Fr détendre gevşemek, gevşetmek << Lat detendere a.a. Lat de+ tendere, tens- germek

detantör

"gaz tüpü emniyet başlığı" [ Cumhuriyet - gazete, 1950]
Havagazı şebekesinde sistem yüksek tazyikli sistem tatbiki için kompresör, detantör alınacaktır.

Fr détenteur basınç veya gerilim düşürücü Fr détendre gerilim azaltmak +()tor

 detant


13.01.2015
detay

Fr détail [dev.] 1. perakende (satış), 2. ayrıntı Fr détailler [den.] kesip ayırmak, perakende satmak Fr de+ taille kesim

detektif

İng detective kriminel araştırma görevlisi İng detect ortaya çıkarmak, keşfetmek +()tiv° Lat detegere, detect- örtüsünü kaldırmak, açmak, açığa vurmak Lat de+ tegere, tect- örtmek

detektör

Fr détecteur İng detector ortaya çıkaran, keşfeden, a.a. İng to detect ortaya çıkarmak, keşfetmek

deterjan

Fr détergent İng detergent bir tür kimyasal temizleyici (İlk kullanım: 1938 Procter & Gamble Co., Amer. kimya şirketi.) Lat detergere, deters- silmek, temizlemek +ent° Lat de+ tergere, ters- temizlemek

determinizm

Fr déterminisme insan kaderinin belirlenmiş olduğunu ve özgür iradenin olmadığını savunan görüş Fr déterminer belirlemek +ism° Lat determinare bir şeyi bir şeyden sınırla ayırmak, belirlemek Lat de+ terminare [den.] sınırlamak Lat terminus sınır