dest

desise

Ar dasīsa(t) دسيسة z [#dss faˁīla(t) sf. fem.] gizli amaçlar gütme, entrika Ar dassa دَسَّ zsakladı, gizledi, bir şeyin altına koydu

deskriptif

Fr déscriptif tasviri Lat describere suretini çıkarmak, yazı veya çizimle tasvir etmek +()tiv° Lat de+ scribere, script- yazmak, çizmek

desktop

İng desktop masa üstü § İng desk çalışma masası, tezgâh İng top üst

desperado

İsp desperado [pp.] umudu tükenmiş, çaresiz, haydut İsp desperar ümidi kesmek, ümitsiz olmak +()t° << Lat desperare a.a. Lat de+ sperare [den.] ummak, ümidi olmak Lat spēs ümit << HAvr *spḗs bereket, talih HAvr *speh₁- (*spē-) iyi gitmek, başarılı olmak

despot

Yun despótis δεσπότης zefendi, egemen, hükümdar << EYun despótēs δεσπότης zev sahibi << HAvr *déms-póti-s § HAvr *dṓm ev HAvr *póti-s güçlü, muktedir

dest

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
zühre eydür uş tarab-sāz eylerem / şādılıga urdum uş dest-i nihān

Fa/OFa dast دست zel << EFa dasta- a.a. (≈ Ave zasta- a.a. ) << HAvr *ǵʰés-to- HAvr *ǵʰes- a.a.

Benzer sözcükler: dest-i izdivaç, destgâh, yürekli

Bu maddeye gönderenler: abdest, derdest, deste (güldeste), destek, destmal, destur, testere, testi, tezgâh


22.06.2013
destan

Fa dastān/dāsitān دستان/داستان zanlatı, hikaye, mit ≈ Ave dasta- bilgi

deste

Fa dasta دسته ztutam, avuç, bir elin tutacağı miktar Fa dast دست zel +a

destek

Fa dastak دستك z [küç.] «elcik», tutamak, alkış Fa dast دست zel +ak2

destinasyon

Fr/İng destination ulaşılacak hedef, gidilen yer Lat destināre belirlemek, tayin etmek, kaderini çizmek +()tion Lat de+ *stenāre durdurmak, dikmek, mukavim kılmak << HAvr *stnéh₂- (*stnā́-) HAvr *steh₂- (*stā-) durmak

destmal

Fa dast māl دست مال zmendil § Fa dast دست zel Fa māl مال zsilen