deser

derviş

Fa darvīş/darvēş درويش z1. fakir, yoksul, 2. tarikat uğruna dünya mülkünden vazgeçen kimse, zahit << OFa drigūş/dargūş fakir ≈ Ave drigu- a.a.

derya

Fa daryā دريا zdeniz << OFa drayāb a.a. ≈ Ave zraya- a.a.

derz

Fa/OFa darz درز zdikiş, eklem ≈ Ave darəz- dikmek, pekitmek, sağlam kılmak << HAvr *dʰer-ǵʰ- dikiş dikmek, ağaç dikmek, pekiştirmek, tutturmak << HAvr *dʰer-² dikiş dikmek, ağaç dikmek, pekiştirmek, tutturmak

desalinasyon

İng desalination tuzdan arındırma İng de+ saline tuzlu, tuza ilişkin +()tion Lat salinus a.a. Lat sal tuz +in°

desen

Fr dessin [dev.] çizim, tasarım Fr dessiner taslağını çizmek, işaretlemek, betimlemek << Lat designare a.a. Lat de+ signare işaretlemek, damgalamak, belirtmek

deser

[ Recaizade Ekrem, Araba Sevdası, 1896]
deserden sarfınazar ederek yemek salonunu terk etmesine sebep oldu

Fr dessert yemek sonunda yenen tatlı veya meyve Fr desservir sofra servisini kaldırma Fr de+ servir hizmet etmek, sofra kurmak Fr service hizmet, sofra servisi

 servis


05.01.2015
desi+

Fr déci+ İng deci+ [bileşik adlarda] onda bir Lat decimus onuncu, onda bir Lat decem on << HAvr *déḱm̥ a.a.

desibel

Fr décibel fizikte ses yoğunluğu birimi İng decibel a.a. (İlk kullanım: 1928 ABD.) § Fr deci- onda bir öz Alexander Graham Bell Amerikalı fizikçi (1847-1922)

desimal

Fr décimal ondalık Lat decimalis Lat decimus onuncu, onda bir +al° Lat decem on

desinatör

Fr dessinateur tasarımcı Fr dessiner tasarlamak +()tor

desise

Ar dasīsa(t) دسيسة z [#dss faˁīla(t) sf. fem.] gizli amaçlar gütme, entrika Ar dassa دَسَّ zsakladı, gizledi, bir şeyin altına koydu