derya

dersaadet

§ Fa dar در zkapı Ar saˁāda(t) سعادة zmutluluk

dert

Fa/OFa dard درد zelem, keder, hastalık

deruhte

Fa dar ˁuhda giriftan در عهده گرفتن zuhdesine almak, sorumluluğu üstlenmek Ar ˁuhda(t) عهدة zsorumluluk

derun

Fa darūn درون zbir şeyin içi, içyüzü, gönül, kalp Fa andarūn أندرون z

derviş

Fa darvīş/darvēş درويش z1. fakir, yoksul, 2. tarikat uğruna dünya mülkünden vazgeçen kimse, zahit << OFa drigūş/dargūş fakir ≈ Ave drigu- a.a.

derya

[ Codex Cumanicus, 1303]
nauigaui - Fa: dar dria raften - Tr: tengisda yurdum [deŋızda yürüdüm] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
niçe bilsün ḳatre deryā neydügün [damla nasıl bilsin denizin ne olduğunu]

Fa daryā دريا zdeniz << OFa drayāb a.a. ≈ Ave zraya- a.a.

Benzer sözcükler: ağaç deryası

Bu maddeye gönderenler: lebiderya


13.08.2017
derz

Fa/OFa darz درز zdikiş, eklem ≈ Ave darəz- dikmek, pekitmek, sağlam kılmak << HAvr *dʰer-ǵʰ- dikiş dikmek, ağaç dikmek, pekiştirmek, tutturmak << HAvr *dʰer-² dikiş dikmek, ağaç dikmek, pekiştirmek, tutturmak

desalinasyon

İng desalination tuzdan arındırma İng de+ saline tuzlu, tuza ilişkin +()tion Lat salinus a.a. Lat sal tuz +in°

desen

Fr dessin [dev.] çizim, tasarım Fr dessiner taslağını çizmek, işaretlemek, betimlemek << Lat designare a.a. Lat de+ signare işaretlemek, damgalamak, belirtmek

deser

Fr dessert yemek sonunda yenen tatlı veya meyve Fr desservir sofra servisini kaldırma Fr de+ servir hizmet etmek, sofra kurmak Fr service hizmet, sofra servisi

desi+

Fr déci+ İng deci+ [bileşik adlarda] onda bir Lat decimus onuncu, onda bir Lat decem on << HAvr *déḱm̥ a.a.