derbeder

depresyon

Fr dépression 1. çukur, çöküntü, 2. ruhsal veya ekonomik çöküntü Lat depressio çukur Lat deprimere bastırmak, çökertmek +()tion Lat de+ premere, press- basmak

deprivasyon

Fr déprivation İng deprivation mahrumiyet, mahrum etme OLat deprivare mahrum etmek +()tion Lat de+ privare 1. ayrı tutmak, bağışık kılmak, 2. mahrum etmek ≈ Lat privus ayrık, bağışık

der+

Fa dar içinde, arasında (edat) Fa/OFa andar a.a. << HAvr *h₁én-tero-s (*én-tero-s) HAvr *h₁én (*én) iç (edat)

der|mek

<< ETü tér- toplamak, bir araya getirmek

der1

Fa dar در zkapı << EFa dvara- a.a. ≈ Ave dvara- a.a. ≈ Sans dvāra a.a. << HAvr *dʰwer- kapı

derbeder

[ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
Gör ol bī-devlet ü cimrī dilenür derbeder dérler [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Bu İç Manya halkı derbeder ve müflis ve bī-hāsıl olmağın

Fa dar ba dar در ب در zkapı kapı (dolaşan, dilenen), evsiz barksız, dilenci Fa dar در zkapı

 der1, be+


16.04.2015
derbent

Fa/OFa darband دربند zdağda veya yolda geçit, bariyer, set § Fa/OFa dar در zkapı Fa/OFa band بند zbağ, düğüm, set

derbi

İng derby önemli spor karşılaşması öz Derby 1778'de 12. Derby Kontu Edward Smith-Stanley tarafından tesis edilen at yarışları

derç

Ar darc دَرْج z [#drc faˁl msd.] 1. rulo şeklinde yazılı belge, dürüm, 2. yazma, metin içine ekleme, dürme, araya sokma ≈ Ar adraca أدْرَجَ z [IV f.] dürdü, rulo yaptı, katladı

derdest

Fa dar dast در دست zelde, yakalanmış, tutuklu Fa dast دست zel

dere

Fa dara/darre دره/درّه zvadi, iki dağ arasındaki geçit Fa dar kapı +a (≈ Ave darenā- vadi, yar )