denizanası

deney

TTü dene- +(g)Ay

deneyim

YTü deney +Im

dengbej

Kürd dengbêj şarkıcı § Kürd deng ses Kürd bêj söyleyen, ses veren (Kürd gotin, bêj- söylemek ≈ Ave vak-, vaç- seslenmek, söylemek << HAvr *wekʷ- a.a. )

denge

TTü denk/deng eşit, eşitlik

deniz

<< ETü teŋiz büyük göl, deniz ETü teŋ denk, eşit

denizanası

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
hattā deŋizde yüzer gezer deŋiz amını dahı yérler kim anda aslā kandan bir katre eser yokdur

<< TTü deniz amı yumuşakçalardan malum canlı, medusa

 deniz, ana

Not: Ana sözcüğünün tercih edilmesi hüsnü tabirdir.


10.10.2014
denk1

<< ETü teŋ 1. eşit, eş, denk, gibi (sıfat) 2. eşitlik, terazi (isim) ETü teg- yetişmek, erişmek, eşdeğer olmak +I(g)

denk2

≈ Fa tang 1. sıkı, dar, 2. hayvan yükü, ağırlık ETü teŋg terazi

denklem

TTü denkle- +Im

denli

<< TTü deŋlü denli, kadar TTü deŋ denk, ölçü, eşlik +lI(g)

denominasyon

Fr/İng denomination 1. ad koyma, adlandırma, 2. kıymetli evrakın üzerinde yazılı itibari değer, 3. (Amer.) dini topluluk, mezhep Lat denominare bir şeyi başka bir şeyin adıyla adlandırmak, lakap vermek +(t)ion Lat de+ nominare [den.] ad vermek (Lat nomen, nomin- isim )