deniz

denet

TTü dene- +Ut

deney

TTü dene- +(g)Ay

deneyim

YTü deney +Im

dengbej

Kürd dengbêj şarkıcı § Kürd deng ses Kürd bêj söyleyen, ses veren (Kürd gotin, bêj- söylemek ≈ Ave vak-, vaç- seslenmek, söylemek << HAvr *wekʷ- a.a. )

denge

TTü denk/deng eşit, eşitlik

deniz

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
teŋiz: al-baḥr TTü: denizaltı [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
Fransa şimdiden denizaltı gemilerinde dünyanın en kuvvetli devleti olmuştur. TTü: denizlik [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
deŋizlik: Yağmurdan ve sudan muhafaza içün pencere önüne vazˁ olunan şev tahta.

<< ETü teŋiz büyük göl, deniz ETü teŋ denk, eşit

Not: Anlam bağı için karş. Lat aequor "deniz" < aequus "denk" - belki "düz, engebesiz" anlamında. Ancak +Iz ekinin işlevi açık değildir. • Mac tenger "deniz" 9. yy'dan önce bir Batı Türk dilinden alınmıştır; Moğ teŋis (a.a.) geç bir alıntı olmalıdır. WOT sf. 893 v.d. • ETü teŋri- "başı dönmek, yalpalamak" türevdir.

Benzer sözcükler: deniz feneri, deniz kestanesi, deniz kızı, deniz kuvvetleri, deniz mili, deniz tutmak, denizaltı, denizaşırı, denizci, denizcilik, denizlik

Bu maddeye gönderenler: denizanası


01.08.2015
denizanası

<< TTü deniz amı yumuşakçalardan malum canlı, medusa

denk1

<< ETü teŋ 1. eşit, eş, denk, gibi (sıfat) 2. eşitlik, terazi (isim) ETü teg- yetişmek, erişmek, eşdeğer olmak +I(g)

denk2

≈ Fa tang 1. sıkı, dar, 2. hayvan yükü, ağırlık ETü teŋg terazi

denklem

TTü denkle- +Im

denli

<< TTü deŋlü denli, kadar TTü deŋ denk, ölçü, eşlik +lI(g)