demin

demarke

Fr démarquer 1. işaret veya markayı kaldırmak, 2. sporda markajdan kurtulmak Fr de+ marquer işaretlemek

demarş

Fr démarche [dev.] girişim, gidiş, süreç Fr démarcher yürüyüp gitmek (esk.) Fr de+ marcher yürümek

dembedem

Fa dam ba dam دم بدم zan be an, zaman zaman, nefesten nefese

demeç

TTü de- +(A)mAç

demet

Yun demátion δεμάτιον z [küç.] deste << EYun déma δέμα, δεματ- zbağ, deste, bohça, çıkın +ion EYun déō δέω zbağlamak +ma(t) << HAvr *deh₁- (*dē-)

demin

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
ol kişi témin çın kişi tétir [o kişi hemen/henüz doğru adam sayılır] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
timin [[şu andan önce anlamına gelen bir edat]]

<< ETü témin hemen, henüz, az önce ≈ Sogd tīm/tīmin a.a. (Kaynak: Gharib 394)≈ Fa dam soluk, nefes, zaman

 dem1

Not: Eski Türkçe sözcüğün anlam yelpazesi için karş. Hamilton, Uyg 104-105.

Benzer sözcükler: demincek


25.09.2017
demir

<< ETü temür demir ≈ Moğ temür a.a.

demirhindi

Ar tamr hindī تمر هندى zHint hurması, tropik ülkelerde yetişen bir ağaç, tamarind Ar tamr تمر zhurma ≈ İbr thamar תמר zhurma ağacı

demo

İng demo [abb.] nümune, göstermelik İng demonstration gösterme Lat demonstrare kısmen göstermek +(t)ion Lat de+ monstrare göstermek, sergilemek

demode

Fr démodé [pp.] modası geçmiş Fr de+ mode moda

demografi

Fr démographie nüfus kayıtları, nüfus olgularını inceleyen uzmanlık dalı EYun dēmographía δημογραφία za.a. § EYun dêmos δῆμος zhalk EYun graphḗ γραφή zyazı, kayıt +ia