demet

demans

Fr démence aklını kaybetme, bunama Lat dementia a.a. Lat de+ mens, ment- akıl

demarke

Fr démarquer 1. işaret veya markayı kaldırmak, 2. sporda markajdan kurtulmak Fr de+ marquer işaretlemek

demarş

Fr démarche [dev.] girişim, gidiş, süreç Fr démarcher yürüyüp gitmek (esk.) Fr de+ marcher yürümek

dembedem

Fa dam ba dam دم بدم zan be an, zaman zaman, nefesten nefese

demeç

TTü de- +(A)mAç

demet

[ Osmanlı Kanunnameleri, <1566]
demed [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
bask [Fa.]: Biçilmiş hubūbat destesine derler, Türkīde demet taˁbīr olunur.

Yun demátion δεμάτιον z [küç.] deste << EYun déma δέμα, δεματ- zbağ, deste, bohça, çıkın +ion EYun déō δέω zbağlamak +ma(t) << HAvr *deh₁- (*dē-)

Bu maddeye gönderenler: tasma


12.03.2018
demin

<< ETü témin hemen, henüz, az önce ≈ Sogd tīm/tīmin a.a. (Kaynak: Gharib 394)≈ Fa dam soluk, nefes, zaman

demir

<< ETü temür demir

demirhindi

Ar tamr hindī تمر هندى zHint hurması, tropik ülkelerde yetişen bir ağaç, tamarind Ar tamr تمر zhurma ≈ İbr thamar תמר zhurma ağacı

demo

İng demo [abb.] nümune, göstermelik İng demonstration gösterme Lat demonstrare kısmen göstermek +()tion Lat de+ monstrare göstermek, sergilemek

demode

Fr démodé [pp.] modası geçmiş Fr de+ mode moda