demarke

dem(o)+

Fr démo+ İng demo+ [bileşik adlarda] halk, ulus EYun dêmos δῆμος z1. diyar, memleket, ülke, 2. taşra halkı, memleketli, 3. halk, ahali EYun daíō δαίω zbölmek, pay etmek, kısımlara ayırmak << HAvr *deh₂- (*dā-) bölmek, pay etmek

dem1

Fa/OFa dam دم z1. nefes, soluk, 2. an, zaman ≈ Sans dhámi/dhamáni nefes, soluk, üfleme

dem2

Ar dam دم z [#dm] kan (≈ Aram dām, dəmā דמא za.a. ≈ İbr dām דם za.a. ≈ Akad dāmu a.a. )

demagog

Fr démagogue halkı galeyana getiren EYun dēmagōgós δημαγωγός zhalk-güden, a.a. § EYun dêmos δῆμος zhalk, ahali EYun agōgós αγωγός zönder, öncü (EYun ágō άγω zgütmek, sürmek, sevketmek )

demans

Fr démence aklını kaybetme, bunama Lat dementia a.a. Lat de+ mens, ment- akıl

demarke

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
İstanbulspor'un soldan inkişaf eden bir hücumu esnasında solaçık demarke kalmasından (...)

Fr démarquer 1. işaret veya markayı kaldırmak, 2. sporda markajdan kurtulmak Fr de+ marquer işaretlemek

 marke

Benzer sözcükler: demarkaj, demarkasyon, demarkatör


04.01.2016
demarş

Fr démarche [dev.] girişim, gidiş, süreç Fr démarcher yürüyüp gitmek (esk.) Fr de+ marcher yürümek

dembedem

Fa dam ba dam دم بدم zan be an, zaman zaman, nefesten nefese

demeç

TTü de- +(A)mAç

demet

Yun demátion δεμάτιον z [küç.] deste << EYun déma δέμα, δεματ- zbağ, deste, bohça, çıkın +ion EYun déō δέω zbağlamak +ma(t) << HAvr *deh₁- (*dē-)

demin

<< ETü témin hemen, henüz, az önce ≈ Sogd tīm/tīmin a.a. (Kaynak: Gharib 394)≈ Fa dam soluk, nefes, zaman