delil

delete

İng delete (yazılmış veya çizilmiş bir şeyi) silmek Lat deletus silinmiş Lat delere silmek

delgeç

TTü del- +(g)Aç

delgi

TTü del- +gU

deli

<< ETü telü deli << ETü tilve a.a.

delik

<< ETü telük delik ETü tel- +Uk

delil

"kanıt" [ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
seniŋ birlikiŋke dalīl arḳaġan [senin birliğine kanıt arayan] "... yol gösteren" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
evvel ü āχır saŋa sensin delīl

Ar dalīl دليل z [#dll faˁīl sf.] 1. yol gösteren, kılavuz, 2. kanıt Ar dalla دلّ zyol gösterdi, işaret etti

Bu maddeye gönderenler: delalet, istidlal, müdellel, tellal


16.04.2015
delirium

Lat delirium [dev.] aklını yitirme Lat delirare [f.] çığırından çıkmak Lat de+ līra sabanın toprakta açtığı iz, evlek << HAvr *lói̯seh₂ (*lói̯sā) HAvr *lei̯s- iz

delişmen

TTü deliş-/delleş- delirmek +mAn

delta

EYun délta δέλτα z1. Yunan alfabesinin dördüncü harfi, Δ, 2. Nil nehrinin delta harfine benzeyen ağzı Fen dlt kapı, Fenike alfabesinin dördüncü harfi (≈ Aram dāləth דלת zkapı, Arami alfabesinin dördüncü harfi, ד ≈ Akad daltu kapı )

dem(o)+

Fr démo+ İng demo+ [bileşik adlarda] halk, ulus EYun dêmos δῆμος z1. diyar, memleket, ülke, 2. taşra halkı, memleketli, 3. halk, ahali EYun daíō δαίω zbölmek, pay etmek, kısımlara ayırmak << HAvr *deh₂- (*dā-) bölmek, pay etmek

dem1

Fa/OFa dam دم z1. nefes, soluk, 2. an, zaman ≈ Sans dhámi/dhamáni nefes, soluk, üfleme