delik

delege

Fr délegué [pp.] yetkilendirilmiş kimse, murahhas Lat delegatus [pp.] a.a. Lat delegare yetkilendirmek +()t° Lat de+ lēgare [den.] sözleşmek, görev vermek ≈ Lat lex, leg- yasa

delete

İng delete (yazılmış veya çizilmiş bir şeyi) silmek Lat deletus silinmiş Lat delere silmek

delgeç

TTü del- +(g)Aç

delgi

TTü del- +gU

deli

<< ETü telü deli << ETü tilve a.a.

delik

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
telük/telik [delik]

<< ETü telük delik ETü tel- +Uk

 del-

Benzer sözcükler: delik deşik, deliksiz uyku, kara delik


23.02.2015
delil

Ar dalīl دليل z [#dll faˁīl sf.] 1. yol gösteren, kılavuz, 2. kanıt Ar dalla دلّ zyol gösterdi, işaret etti

delirium

Lat delirium [dev.] aklını yitirme Lat delirare [f.] çığırından çıkmak Lat de+ līra sabanın toprakta açtığı iz, evlek << HAvr *lói̯seh₂ (*lói̯sā) HAvr *lei̯s- iz

delişmen

TTü deliş-/delleş- delirmek +mAn

delta

EYun délta δέλτα z1. Yunan alfabesinin dördüncü harfi, Δ, 2. Nil nehrinin delta harfine benzeyen ağzı Fen dlt kapı, Fenike alfabesinin dördüncü harfi (≈ Aram dāləth דלת zkapı, Arami alfabesinin dördüncü harfi, ד ≈ Akad daltu kapı )

dem(o)+

Fr démo+ İng demo+ [bileşik adlarda] halk, ulus EYun dêmos δῆμος z1. diyar, memleket, ülke, 2. taşra halkı, memleketli, 3. halk, ahali EYun daíō δαίω zbölmek, pay etmek, kısımlara ayırmak << HAvr *deh₂- (*dā-) bölmek, pay etmek