deli

delalet

Ar dalāla(t) دلالة z [#dll faˁāla(t) msd.] yol gösterme, işaret etme, delil olma Ar dalla دَلَّ zgösterdi, işaret etti

delege

Fr délegué [pp.] yetkilendirilmiş kimse, murahhas Lat delegatus [pp.] a.a. Lat delegare yetkilendirmek +()t° Lat de+ lēgare [den.] sözleşmek, görev vermek ≈ Lat lex, leg- yasa

delete

İng delete (yazılmış veya çizilmiş bir şeyi) silmek Lat deletus silinmiş Lat delere silmek

delgeç

TTü del- +(g)Aç

delgi

TTü del- +gU

deli

ETü: [ Uygurca metinler, <900]
kal tilwe teg ertiler [deli gibiydiler] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tilwe: al-macnūn (...) telü: al-macnūn [[Oğuzca]] TTü: delice [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
delüce zeytūn dirler yemiş virmez ve zeytūnı olmaz taşlı yirde kayalar arasında biter TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
delilik: Stultitia. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
deli dolu, deli duman, delikanlı, deli saçması, ne oldum delisi

<< ETü telü deli << ETü tilve a.a.

Not: Anadolu ağızlarında tilbe ve tilve biçimlerine rastlanır.

Benzer sözcükler: deli fişek, delibozuk, delice, delidolu, delifişek, delikanlı, delilik, delimsek, delirmek, delirtmek, dellenmek, ne oldum delisi

Bu maddeye gönderenler: delişmen


02.01.2016
delik

<< ETü telük delik ETü tel- +Uk

delil

Ar dalīl دليل z [#dll faˁīl sf.] 1. yol gösteren, kılavuz, 2. kanıt Ar dalla دلّ zyol gösterdi, işaret etti

delirium

Lat delirium [dev.] aklını yitirme Lat delirare [f.] çığırından çıkmak Lat de+ līra sabanın toprakta açtığı iz, evlek << HAvr *lói̯seh₂ (*lói̯sā) HAvr *lei̯s- iz

delişmen

TTü deliş-/delleş- delirmek +mAn

delta

EYun délta δέλτα z1. Yunan alfabesinin dördüncü harfi, Δ, 2. Nil nehrinin delta harfine benzeyen ağzı Fen dlt kapı, Fenike alfabesinin dördüncü harfi (≈ Aram dāləth דלת zkapı, Arami alfabesinin dördüncü harfi, ד ≈ Akad daltu kapı )