delişmen

delgi

TTü del- +gU

deli

<< ETü telü deli << ETü tilve a.a.

delik

<< ETü telük delik ETü tel- +Uk

delil

Ar dalīl دليل z [#dll faˁīl sf.] 1. yol gösteren, kılavuz, 2. kanıt Ar dalla دلّ zyol gösterdi, işaret etti

delirium

Lat delirium [dev.] aklını yitirme Lat delirare [f.] çığırından çıkmak Lat de+ līra sabanın toprakta açtığı iz, evlek << HAvr *lói̯seh₂ (*lói̯sā) HAvr *lei̯s- iz

delişmen

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
delişmen: deli gibi.

TTü deliş-/delleş- delirmek +mAn

 deli

Not: Muhtemelen delleşmek < delileşmek fiilinden; ya da Farsça kaynaklı dānişmend sözcüğünden analoji yoluyla.


07.08.2014
delta

EYun délta δέλτα z1. Yunan alfabesinin dördüncü harfi, Δ, 2. Nil nehrinin delta harfine benzeyen ağzı Fen dlt kapı, Fenike alfabesinin dördüncü harfi (≈ Aram dāləth דלת zkapı, Arami alfabesinin dördüncü harfi, ד ≈ Akad daltu kapı )

dem(o)+

Fr démo+ İng demo+ [bileşik adlarda] halk, ulus EYun dêmos δῆμος z1. diyar, memleket, ülke, 2. taşra halkı, memleketli, 3. halk, ahali EYun daíō δαίω zbölmek, pay etmek, kısımlara ayırmak << HAvr *deh₂- (*dā-) bölmek, pay etmek

dem1

Fa/OFa dam دم z1. nefes, soluk, 2. an, zaman ≈ Sans dhámi/dhamáni nefes, soluk, üfleme

dem2

Ar dam دم z [#dm] kan (≈ Aram dām, dəmā דמא za.a. ≈ İbr dām דם za.a. ≈ Akad dāmu a.a. )

demagog

Fr démagogue halkı galeyana getiren EYun dēmagōgós δημαγωγός zhalk-güden, a.a. § EYun dêmos δῆμος zhalk, ahali EYun agōgós αγωγός zönder, öncü (EYun ágō άγω zgütmek, sürmek, sevketmek )