delalet

dekovil

Fr decauville dar demiryolu hattı (İlk kullanım: 1889 Paris Sergisi.) öz Paul Decauville Fransız mühendis (1846-1922)

dekstroz

Fr/İng dextrose glikozun türevi olan bir şeker Lat dexter sağ +ose << HAvr *deḱs- sağ, güney

dekupaj

Fr découpage kesip parçalara ayırma Fr découper kesip ayırmak +age Fr de+ couper kesmek

dekuple

Fr découpler çift olan bir şeyi ayırmak Fr de+ coupler çift kılmak, çift koşmak

del|mek

<< ETü tel- delmek

delalet

[ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
Rāstı ulaşturduk biz delāletini takı zarūretni sarīh birle

Ar dalāla(t) دلالة z [#dll faˁāla(t) msd.] yol gösterme, işaret etme, delil olma Ar dalla دَلَّ zgösterdi, işaret etti

 delil


19.12.2014
delege

Fr délegué [pp.] yetkilendirilmiş kimse, murahhas Lat delegatus [pp.] a.a. Lat delegare yetkilendirmek +()t° Lat de+ lēgare [den.] sözleşmek, görev vermek ≈ Lat lex, leg- yasa

delete

İng delete (yazılmış veya çizilmiş bir şeyi) silmek Lat deletus silinmiş Lat delere silmek

delgeç

TTü del- +(g)Aç

delgi

TTü del- +gU

deli

<< ETü telü deli << ETü tilve a.a.