dekupaj

dekolte

Fr décolleté [pp.] gerdanı açık (sıfat), giyimde gerdan açıklığı (ad) Fr décolleter [den.] gerdan açmak Fr de+ collet [küç.] gerdan Fr col boyun +et° << Lat collum a.a.

dekont

Fr décompte [dev.] 1. indirim, iskonto, 2. hesap dökümü Fr de+ compter hesaplamak << Lat computare a.a.

dekor

Fr décor ziynet, süs << Lat decus, decor- 1. zerafet, terbiye, uygun davranış, 2. ziynet, süs << HAvr *déḱ-o-s HAvr *deḱ- benimsemek, öğrenmek

dekovil

Fr decauville dar demiryolu hattı (İlk kullanım: 1889 Paris Sergisi.) öz Paul Decauville Fransız mühendis (1846-1922)

dekstroz

Fr/İng dextrose glikozun türevi olan bir şeker Lat dexter sağ +ose << HAvr *deḱs- sağ, güney

dekupaj

"filmde kurgu" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Fena bir dekupaj iyi bir filmi mahvedebilir dekupe "gazete mizampajında bir deyim" [ Cumhuriyet - gazete, 1936]
Dekupe olacak diye de tenbih etmiştim

Fr découpage kesip parçalara ayırma Fr découper kesip ayırmak +age Fr de+ couper kesmek

 kup

Benzer sözcükler: dekupe


19.08.2017
dekuple

Fr découpler çift olan bir şeyi ayırmak Fr de+ coupler çift kılmak, çift koşmak

del|mek

<< ETü tel- delmek

delalet

Ar dalāla(t) دلالة z [#dll faˁāla(t) msd.] yol gösterme, işaret etme, delil olma Ar dalla دَلَّ zgösterdi, işaret etti

delege

Fr délegué [pp.] yetkilendirilmiş kimse, murahhas Lat delegatus [pp.] a.a. Lat delegare yetkilendirmek +()t° Lat de+ lēgare [den.] sözleşmek, görev vermek ≈ Lat lex, leg- yasa

delete

İng delete (yazılmış veya çizilmiş bir şeyi) silmek Lat deletus silinmiş Lat delere silmek