deklase

dekan

Alm Dekan üniversitede bölüm başkanı OLat decanus 1. onbaşı, 2. kilisede bir rütbe, piskopos baş yardımcısı EYun dekanós δεκανός z(Hellenistik Mısır'da) güvenlik görevlisi EYun déka δέκα zon

dekatlon

Fr décathlon on dalda spor müsabakası § EYun déka δέκα zon EYun áthlon άθλον zyarış

deklamasyon

Fr déclamation makamla okuma Lat declamare (bir şeyden) okumak +()tion Lat de+ clamare okumak, yüksek sesle söylemek

deklanşör

Fr déclencheur tetikleyici Fr déclencher [den.] mandalını çekmek, tetiklemek +()tor Fr de+ clenche mandal Ger

deklare

Fr déclarer ilan etmek, beyan etmek Lat declarare yüksek sesle ilan etmek Lat de+ clarare [den.] bağırmak Lat clarus yüksek sesli, açık, parlak, temiz

deklase

[ Cumhuriyet - gazete, 1939]
Kadınları deklâse olmaktan kurtaran asıl mühim işlerine iade etmek lazımdır.

Fr déclassé [pp.] sınıf düşmüş, değer kaybetmiş (kimse) Fr déclasser ait olduğu sınıftan ayırmak, sınıf düşürmek Fr de+ classe sınıf

 klas


12.12.2015
dekman

?

dekoder

İng decoder kod çözücü İng de+ code kod +er

dekolte

Fr décolleté [pp.] gerdanı açık (sıfat), giyimde gerdan açıklığı (ad) Fr décolleter [den.] gerdan açmak Fr de+ collet [küç.] gerdan Fr col boyun +et° << Lat collum a.a.

dekont

Fr décompte [dev.] 1. indirim, iskonto, 2. hesap dökümü Fr de+ compter hesaplamak << Lat computare a.a.

dekor

Fr décor ziynet, süs << Lat decus, decor- 1. zerafet, terbiye, uygun davranış, 2. ziynet, süs << HAvr *déḱ-o-s HAvr *deḱ- benimsemek, öğrenmek