dekan

dejenere

Fr dégénérer soyunu bozmak, soysuzlaştırmak Lat degenerare a.a. Lat de+ generare üremek, üretmek, doğurmak

dek1

<< ETü teg kadar (edat) ≈ ETü teŋ eşit, eşdeğer

dek2

İng deck 1. çatı, örtü, 2. gemi güvertesi, 3. kaset çalar EHol dek çatı, örtü << Ger *thakjom a.a. << HAvr *tog- HAvr *(s)teg- örtmek

deka+

Fr déca+ İng deca+ [bileşik adlarda] on EYun déka δέκα zon << HAvr *déḱm̥ a.a.

dekadan

Fr décadent 1. yoz, sefih, 2. bohem << OLat decadens OLat decadere bozulmak, geri düşmek, yozlaşmak +ent° Lat de+ cadere, cas- düşmek

dekan

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Merasimde Maarrif Vekili Hikmet Bey bütün ordinarius, profesör ve doçentler, Üniversite rektörü, fakülte dekanları

Alm Dekan üniversitede bölüm başkanı OLat decanus 1. onbaşı, 2. kilisede bir rütbe, piskopos baş yardımcısı EYun dekanós δεκανός z(Hellenistik Mısır'da) güvenlik görevlisi EYun déka δέκα zon

 deka+

Not: Türkçeye 1933'te Alman akademik sisteminden aktarılmıştır.

Bu maddeye gönderenler: duayen


23.01.2015
dekatlon

Fr décathlon on dalda spor müsabakası § EYun déka δέκα zon EYun áthlon άθλον zyarış

deklamasyon

Fr déclamation makamla okuma Lat declamare (bir şeyden) okumak +()tion Lat de+ clamare okumak, yüksek sesle söylemek

deklanşör

Fr déclencheur tetikleyici Fr déclencher [den.] mandalını çekmek, tetiklemek +()tor Fr de+ clenche mandal Ger

deklare

Fr déclarer ilan etmek, beyan etmek Lat declarare yüksek sesle ilan etmek Lat de+ clarare [den.] bağırmak Lat clarus yüksek sesli, açık, parlak, temiz

deklase

Fr déclassé [pp.] sınıf düşmüş, değer kaybetmiş (kimse) Fr déclasser ait olduğu sınıftan ayırmak, sınıf düşürmek Fr de+ classe sınıf