dejenere

dehri

Ar dahr دَهْر z [#dhr faˁl ] 1. çağ, zaman, eon, 2. felsefede maddi dünya

dehşet

Ar dahşa(t) دهشة z [#dhş faˁla(t) msd.] korkma, hayret etme Ar dahişa دَهَشَ zşaştı, çok korktu

dehşetengiz

§ Ar dahşa(t) korku Fa engīz uyandıran

deizm

Fr déisme müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı, teizm (İlk kullanım: 1660 Pascal, Fr. filozof.) Lat deus tanrı +ism°

dejavü

İng deja vu bir anı daha önce yaşamış olma duygusu Fr déjà vu «daha önce görüldü», a.a. (Fr voir, vu görmek << Lat videre, visus a.a. )

dejenere

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
dejenere: Manen ve madden bozulmuş olan, mütereddî.

Fr dégénérer soyunu bozmak, soysuzlaştırmak Lat degenerare a.a. Lat de+ generare üremek, üretmek, doğurmak

Benzer sözcükler: dejenerasyon, dejeneratif, dejenereleşmek


12.12.2015
dek1

<< ETü teg kadar (edat) ≈ ETü teŋ eşit, eşdeğer

dek2

İng deck 1. çatı, örtü, 2. gemi güvertesi, 3. kaset çalar EHol dek çatı, örtü << Ger *thakjom a.a. << HAvr *tog- HAvr *(s)teg- örtmek

deka+

Fr déca+ İng deca+ [bileşik adlarda] on EYun déka δέκα zon << HAvr *déḱm̥ a.a.

dekadan

Fr décadent 1. yoz, sefih, 2. bohem << OLat decadens OLat decadere bozulmak, geri düşmek, yozlaşmak +ent° Lat de+ cadere, cas- düşmek

dekan

Alm Dekan üniversitede bölüm başkanı OLat decanus 1. onbaşı, 2. kilisede bir rütbe, piskopos baş yardımcısı EYun dekanós δεκανός z(Hellenistik Mısır'da) güvenlik görevlisi EYun déka δέκα zon