dehen

değme

<< ETü tegme her ETü teg- ulaşmak, varmak +mA

değnek

ETü teg- vurmak, dövmek +AnAk

deh

ünl at ve eşek sürme ünlemi

deha

Ar dahāˀ دهاء z [#dhy faˁāl msd.] kıvrak zekâlı olma, zeyreklik Ar dahā دها‎ zkıvrak zekâlı idi

dehalet

Ar dāχil داخل z [#dχl] giren, katılan

dehen

[ Codex Cumanicus, 1303]
os [ağız] - Fa: deen - Tr: agz [ Ömer b. Mezîd, Mecmuatü'n-nezâir, 1437]
dehānından dürr-i maˁnī döker sözile Dehhānī

Fa/OFa dahān/dahan دهان/دهن zağız ≈ Ave zathan- a.a.


10.04.2015
dehliz

Ar/Fa dihlīz دهليز zkoridor, revak << OFa dahrīz revak, kapı girişindeki sütunlu eşik, propylon

dehri

Ar dahr دَهْر z [#dhr faˁl ] 1. çağ, zaman, eon, 2. felsefede maddi dünya

dehşet

Ar dahşa(t) دهشة z [#dhş faˁla(t) msd.] korkma, hayret etme Ar dahişa دَهَشَ zşaştı, çok korktu

dehşetengiz

§ Ar dahşa(t) korku Fa engīz uyandıran

deizm

Fr déisme müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı, teizm (İlk kullanım: 1660 Pascal, Fr. filozof.) Lat deus tanrı +ism°