deh

değirmi

<< ETü tegirmi/tegirme yuvarlak, daire ETü *tegir- döndürmek

değiş|mek

<< ETü tegiş-/teŋiş- 1. denkleşmek, eşleşmek, 2. yerine geçmek ETü teg- ulaşmak, kadar olmak +Iş-

değişken

TTü değiş- +(g)An

değme

<< ETü tegme her ETü teg- ulaşmak, varmak +mA

değnek

ETü teg- vurmak, dövmek +AnAk

deh

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
En nihayet eşekçi kızdı. 'Deh!' diye küfürle karışık bir tekme attı. [ Osman Cemal Kaygılı, Argo Lugatı, 1932]
dehlemek: Kovmak, yanından uzaklaştırmak.

ünl at ve eşek sürme ünlemi

Benzer sözcükler: dehlemek


03.07.2015
deha

Ar dahāˀ دهاء z [#dhy faˁāl msd.] kıvrak zekâlı olma, zeyreklik Ar dahā دها‎ zkıvrak zekâlı idi

dehalet

Ar dāχil داخل z [#dχl] giren, katılan

dehen

Fa/OFa dahān/dahan دهان/دهن zağız ≈ Ave zathan- a.a.

dehliz

Ar/Fa dihlīz دهليز zkoridor, revak << OFa dahrīz revak, kapı girişindeki sütunlu eşik, propylon

dehri

Ar dahr دَهْر z [#dhr faˁl ] 1. çağ, zaman, eon, 2. felsefede maddi dünya