dehşet

deha

Ar dahāˀ دهاء z [#dhy faˁāl msd.] kıvrak zekâlı olma, zeyreklik Ar dahā دها‎ zkıvrak zekâlı idi

dehalet

Ar dāχil داخل z [#dχl] giren, katılan

dehen

Fa/OFa dahān/dahan دهان/دهن zağız ≈ Ave zathan- a.a.

dehliz

Ar/Fa dihlīz دهليز zkoridor, revak << OFa dahrīz revak, kapı girişindeki sütunlu eşik, propylon

dehri

Ar dahr دَهْر z [#dhr faˁl ] 1. çağ, zaman, eon, 2. felsefede maddi dünya

dehşet

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
İdrīsge taˁabbür ü dehşet bolmağay [İdris'e şaşırma ve korku olmaya] [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
karavaşlardan dehşet éderem, katı sīlīleri var [cariyelerden korkarım, fena tokat atarlar] (...) é χātun, üşbu cāriyelerüŋden dehşetlenürem

Ar dahşa(t) دهشة z [#dhş faˁla(t) msd.] korkma, hayret etme Ar dahişa دَهَشَ zşaştı, çok korktu

Benzer sözcükler: dehşetli

Bu maddeye gönderenler: dehşetengiz, müthiş, tedhiş


13.08.2017
dehşetengiz

§ Ar dahşa(t) korku Fa engīz uyandıran

deizm

Fr déisme müesses dinlerden bağımsız tanrı inancı, teizm (İlk kullanım: 1660 Pascal, Fr. filozof.) Lat deus tanrı +ism°

dejavü

İng deja vu bir anı daha önce yaşamış olma duygusu Fr déjà vu «daha önce görüldü», a.a. (Fr voir, vu görmek << Lat videre, visus a.a. )

dejenere

Fr dégénérer soyunu bozmak, soysuzlaştırmak Lat degenerare a.a. Lat de+ generare üremek, üretmek, doğurmak

dek1

<< ETü teg kadar (edat) ≈ ETü teŋ eşit, eşdeğer