dedikodu

debil

Fr débile 1. güçsüz, sakat, özürlü, 2. psikolojide 80'den düşük IQ sahibi Lat debilis sakat, güçsüz Lat de+ habilis alışık, muktedir

debloke

Fr débloquer tıkanmış bir şeyi açmak, blokaj kaldırmak Fr de+ bloquer tıkamak

debriyaj

Fr débrayage makine milini dişlilerden ayırma, dekuple etme, debriyaj Fr de+ braie mil, değirmen mili +age

deccal

Ar daccāl دجّال z [#dcl faˁˁāl mesl.] İslami inanca göre kıyametten önce gelecek olan sahte mesih Aram daggalā דגלא zkurnaz, sahteci; Yahudi inancında Mesihten önce dünyaya egemen olacak bir varlık İbr/Aram dāgal דָגַל zordu düzmek ≈ İbr degel דֶגֶל zordu, askeri birlik

dede

<< ETü-O dede baba, dede çoc da-da

dedikodu

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
dedı ḳodı ol.: Suppositum esse [kanıtsız söz, söylenti]

 de-, ko-

Benzer sözcükler: dedikoducu


14.11.2014
dedüksiyon

Fr déduction çıkarsama, tümdengelim Lat deductio a.a. Lat deducere sevketmek, -den götürmek, sonuç çıkartmak +(t)ion Lat de+ ducere, duct- sevketmek

def1

Ar dafˁ دَفْع z [#dfˁ faˁl msd.] tepme, kovma, geri verme Ar dafaˁa دَفَعَ ztepti, kovdu

def2

Ar/Fa daf/daff دف/دفّ ztek yüzlü davul, def, çalpara Aram dappā דפא ztabla, tepsi Akad dappu a.a. Sumer (Kaynak: CAD sf. 3:106)

defa

Ar dafˁa(t) دفعة z [#dfˁ faˁla(t) mr.] 1. itiş, darbe, 2. bir kerede ödeme

defaat

Ar dafˁāt دفعات z [#dfˁ çoğ.] defalar Ar dafˁa(t) دفعة z [t.] +āt