debelen|mek

de jure

Lat de iure hukuken § Lat de -den, ile (edat) Lat ius, iur- kanun, hukuk

de|mek

<< ETü tē- söylemek

dealer

İng dealer pay eden, alıp satan, tacir İng deal pay etmek, alıp satmak +er << Ger *dailjan pay etmek, bölüştürmek << HAvr *dʰail- a.a.

debbağ

Ar dabbāġ دبّاغ z [#dbġ] deri sepileyen

debdebe

Ar dabdaba(t) دبدبة z [#db faˁfaˁa(t) q. msd.] sert ayak sesi, at nalı sesi, davul sesi onom dabdaba دبدب z

debelen|mek

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
debelendi [iki yana yuvarlandı?]

ETü tep- +AlA-

 tep-

Not: Sürekli ve kararsız hareket bildiren +AlA- ekine, dönüşlülük bildiren +In- ilavesiyle.


18.09.2014
debi

Fr débit [dev.] 1. dilimleme, perakende satma, azar azar verme, 2. belli bir sürede akan sıvı hacmi Fr débiter [den.] tomruğu kereste haline getirmek, perakende satmak Nor de+ *biti kütük, kalın ağaç gövdesi

debil

Fr débile 1. güçsüz, sakat, özürlü, 2. psikolojide 80'den düşük IQ sahibi Lat debilis sakat, güçsüz Lat de+ habilis alışık, muktedir

debloke

Fr débloquer tıkanmış bir şeyi açmak, blokaj kaldırmak Fr de+ bloquer tıkamak

debriyaj

Fr débrayage makine milini dişlilerden ayırma, dekuple etme, debriyaj Fr de+ braie mil, değirmen mili +age

deccal

Ar daccāl دجّال z [#dcl faˁˁāl mesl.] İslami inanca göre kıyametten önce gelecek olan sahte mesih Aram daggalā דגלא zkurnaz, sahteci; Yahudi inancında Mesihten önce dünyaya egemen olacak bir varlık İbr/Aram dāgal דָגַל zordu düzmek ≈ İbr degel דֶגֶל zordu, askeri birlik