değnek

değirmen

<< ETü tegirmen değirmen <? ETü *tegir- döndürmek, çevirmek +mAn

değirmi

<< ETü tegirmi/tegirme yuvarlak, daire ETü *tegir- döndürmek

değiş|mek

<< ETü tegiş-/teŋiş- 1. denkleşmek, eşleşmek, 2. yerine geçmek ETü teg- ulaşmak, kadar olmak +Iş-

değişken

TTü değiş- +(g)An

değme

<< ETü tegme her ETü teg- ulaşmak, varmak +mA

değnek

KTü: "sopa, değnek" [ Codex Cumanicus, 1303]
tigenek TTü: [ Darir, Anternâme terc., <1390]
ellerine galīz ağaçlar ve degenekler alurlardı TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
degenek: Baculus, scipio, fustis.

ETü teg- vurmak, dövmek +AnAk

 değ-

Not: Yun dekaníki δεκανίκιον "koltuk değneği" sözcüğünün Türkçeden alıntı olduğu varsayılabilir.

Benzer sözcükler: değenek, değnekçi, koltuk değneği


26.08.2017
deh

ünl at ve eşek sürme ünlemi

deha

Ar dahāˀ دهاء z [#dhy faˁāl msd.] kıvrak zekâlı olma, zeyreklik Ar dahā دها‎ zkıvrak zekâlı idi

dehalet

Ar dāχil داخل z [#dχl] giren, katılan

dehen

Fa/OFa dahān/dahan دهان/دهن zağız ≈ Ave zathan- a.a.

dehliz

Ar/Fa dihlīz دهليز zkoridor, revak << OFa dahrīz revak, kapı girişindeki sütunlu eşik, propylon