davran|mak1

dava

Ar daˁwāˀ دعواء z [#dˁw faˁal msd.] talep, iddia, meydan okuma Ar daˁā دَاعَ zçağırdı

davar

<< ETü tavar 1. sığır, koyun, 2. mal, mülk

davet

Ar daˁwa(t) دعوة z [#dˁw faˁla(t) msd.] çağırma, çağrı Ar daˁā دَعَا zçağırdı

davetiye

Ar daˁwa(t) davet +īya(t)1

davlumbaz

Fa tabl-bāz davul çalan, davulcu Fa/Tü tabl/ṭawl davul

davran|mak1

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er tawradı [adam çevik/zinde idi], er tawrandı [hızla bir şey yaptı]

<< ETü tavran- hızlı ve canlı hareket etmek ETü tavra- çevik olmak +In- ETü *tabır/*tapır hızlı? +(g)A-

 tap-

Not: Karş. ETü tawrak "sürat", tawış "hız, gürültü", tawışġan «seğirtgen», "tavşan"; buna karşılık tabrı-/taprı- "deve sıçramak". Belki aynı kökten Tavġaç "Çinli".


02.01.2016
davran|mak2

Ar ṭawr طور ztavır

davudi

Ar dāwūdī داوودى z [nsb.] Davut gibi gür ve kalın sesli öz Dāwūd داوود zKuran'da peygamber olarak zikredilen Yahudi kralı İbr dāwīd דויד z [#dwd] sevilen, dost, Davut

davul

Ar ṭabl طبل z [#ṭbl] 1. davul, özellikle savaş davulu, 2. tabla, dairesel ve yassı tepsi ≈ Fa tabal a.a.

daya|mak

<< Etü taya- yaslamak, isnat etmek ETü tay +(g)A-

dayak

<< ETü tayak destek, asa, baston ETü taya- dayamak, yaslamak +Uk