davetiye

datif

Alm Dativ ismin +e hali, verme hali Lat dativus a.a. Lat dare vermek +()tiv°

daüssıla

Ar dāu'ṣ-ṣila(t) داء الصلة zsıla hastalığı, sıla hasreti § Ar دَا zhastalık, acı Ar ṣila(t) صِلَة zvuslat

dava

Ar daˁwāˀ دعواء z [#dˁw faˁal msd.] talep, iddia, meydan okuma Ar daˁā دَاعَ zçağırdı

davar

<< ETü tavar 1. sığır, koyun, 2. mal, mülk

davet

Ar daˁwa(t) دعوة z [#dˁw faˁla(t) msd.] çağırma, çağrı Ar daˁā دَعَا zçağırdı

davetiye

YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
daˁvetiye: Hademe bahşişi. YO: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
daˁvetiye: (Kaide-i Arabiyyeye mugayir teşkil olunmuş galat bir lafzdır.) 1. Davet eden hizmetçiye verilen bahşiş, 2. Birini mahkemeye celb içün yazılan varaka.

Ar daˁwa(t) davet +īya(t)1

 davet


05.04.2019
davlumbaz

Fa tabl-bāz davul çalan, davulcu Fa/Tü tabl/ṭawl davul

davran|mak1

<< ETü tavran- hızlı ve canlı hareket etmek ETü tavra- çevik olmak +In- ETü *tabır/*tapır hızlı? +(g)A-

davran|mak2

Ar ṭawr طور ztavır

davudi

Ar dāwūdī داوودى z [nsb.] Davut gibi gür ve kalın sesli öz Dāwūd داوود zKuran'da peygamber olarak zikredilen Yahudi kralı İbr dāwīd דויד z [#dwd] sevilen, dost, Davut

davul

Ar ṭabl طبل z [#ṭbl] 1. davul, özellikle savaş davulu, 2. tabla, dairesel ve yassı tepsi ≈ Fa tabal a.a.