darbuka

daraba

Ar darrāba(t) درّابة z [#drb] kepenk, ahşap paravan ≈ Ar darb درب zkapı, özellikle kale kapısı veya dağ geçidi ≈ OFa darbāzag eşik, kapı, bâb Akad tarbāṣu 1. ağıl, avlu, 2. kral sarayı (= Alm Hof)

darağacı

Fa/OFa dār/dar دار z1. ağaç, 2. çarmıh, haç, idam ağacı ≈ Ave dāru- ağaç ≈ Sans dáru a.a. << HAvr *dóru- ağaç, özellikle meşe ağacı ≈ HAvr *drew- sağ, sağlam, doğru

daral

TTü daral-

darbe

Ar ḍarba(t) ضربة z [#ḍrb faˁla(t) mr.] vuruş, vurgu Ar ḍaraba ضَرَبَ zvurdu

darbımesel

Ar ḍarbu maṯal ضرب مثل zhikâyenin son cümlesi, kıssadan hisse, özlü söz § Ar ḍarb ضرب zvuruş, vurgu, şiirde beytin son ayağı Ar maṯal مثل zmasal, kıssa

darbuka

[ Seyfettin Asaf ve Sezai Asaf, Yurdumuzun Nağmeleri, 1927]
[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Keman, ut, kanun, kemençe, piyano, darbuka hepsi tamamdı.

≈ Ar darabukka دربكّ zbir tür küçük davul (Mıs.)

Benzer sözcükler: darbukatör


12.01.2015
dareyn

Ar dārayn دارين z [dual.] iki evler, dünya ve ahiret Ar dār دار z [#dwr] ev, diyar +ayn

dargın
darı

<< ETü tarıġ her türlü ekin, tahıl ETü tarı- ekin ekmek, tohum saçmak +I(g)

darıl|mak

≈ ETü tarık- daralmak, sıkılmak, bunalmak ETü tar dar

darmadağın

TTü dar-/dart- dağıtmak << ETü tar- yaymak, dağıtmak