daraba

dantel

Fr dentelle [küç.] iğne oyası Fr dent diş +ell° << Lat dens, dent- a.a.

+dar

Fa +dār دار z[bileşik adlarda] tutan, sahip olan, -li, -ci Fa/OFa dāştan, dār- داشتن, دار ztutmak, sahip olmak, malik olmak EFa dāraya- a.a. ≈ Ave dar- a.a. << HAvr *dʰer-2 sıkı tutmak

dar1

<< ETü tār geniş olmayan, sıkı

dar2

Ar dār دار z [#dwr] barınak, konut, yurt ≈ Ar dāra دار zdöndü, çevirdi (≈ Aram dūrā דורא z [#dwr] yerleşim, oba ≈ Akad dāru a.a. )

dara

İt tara tartıda brüt ağırlıktan çıkarılan kap payı Ar ṭarḥa(t) طرح z [#ṭrḥ faˁla(t) mr.] atılan şey, çıkartma, tarhiyat Ar ṭaraḥa attı, çıkardı

daraba

[ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
daraba: 1- Peyke, bazı eski evlerde duvara merbut olarak yapılan kanape (Van), 2- Tahta perde (Isparta).

Ar darrāba(t) درّابة z [#drb] kepenk, ahşap paravan ≈ Ar darb درب zkapı, özellikle kale kapısı veya dağ geçidi ≈ OFa darbāzag eşik, kapı, bâb Akad tarbāṣu 1. ağıl, avlu, 2. kral sarayı (= Alm Hof)

Not: OFa darbāzag > Fa darvāze دروازه "büyük kapı, eşik", Süry ṭarbāṣāta "avlu, selamlık", Erm tarbas դարպաս "büyük hane, konak", Gürc darbazi "konak" biçimleri nihai olarak eski Mezopotamya kültürüne dayanır.

Bu maddeye gönderenler: trabzan


07.08.2013
darağacı

Fa/OFa dār/dar دار z1. ağaç, 2. çarmıh, haç, idam ağacı ≈ Ave dāru- ağaç ≈ Sans dáru a.a. << HAvr *dóru- ağaç, özellikle meşe ağacı ≈ HAvr *drew- sağ, sağlam, doğru

daral

TTü daral-

darbe

Ar ḍarba(t) ضربة z [#ḍrb faˁla(t) mr.] vuruş, vurgu Ar ḍaraba ضَرَبَ zvurdu

darbımesel

Ar ḍarbu maṯal ضرب مثل zhikâyenin son cümlesi, kıssadan hisse, özlü söz § Ar ḍarb ضرب zvuruş, vurgu, şiirde beytin son ayağı Ar maṯal مثل zmasal, kıssa

darbuka

≈ Ar darabukka دربكّ zbir tür küçük davul (Mıs.)