dar2

dans

Fr danse a.a. Ger *dintjan sallanmak, koşuşmak

dansite

Fr densité yoğunluk Lat densitas a.a. Lat densus yoğun +itas << HAvr *dens- a.a.

dantel

Fr dentelle [küç.] iğne oyası Fr dent diş +ell° << Lat dens, dent- a.a.

+dar

Fa +dār دار z[bileşik adlarda] tutan, sahip olan, -li, -ci Fa/OFa dāştan, dār- داشتن, دار ztutmak, sahip olmak, malik olmak EFa dāraya- a.a. ≈ Ave dar- a.a. << HAvr *dʰer-2 sıkı tutmak

dar1

<< ETü tār geniş olmayan, sıkı

dar2

[ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
dār [ev] darülaceze [ Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri, 1902]
Şişli sahasında kocaman bir kasabayı andıran 'dārül ˁaceze' yapılmış.

Ar dār دار z [#dwr] barınak, konut, yurt ≈ Ar dāra دار zdöndü, çevirdi (≈ Aram dūrā דורא z [#dwr] yerleşim, oba ≈ Akad dāru a.a. )

 devir

Not: Arapça sözcük esasen “(çitle) çevrili yer” anlamındadır. Karş. ETü evür- "çevirmek" < ev.

Benzer sözcükler: darülaceze, darülbedayi, darülelhan, darülhadis, darülharp, darülislam, darüssaade, darüşşafaka, darüşşifa

Bu maddeye gönderenler: dareyn, darülfünun, deyr, diyar, tersane


05.09.2017
dara

İt tara tartıda brüt ağırlıktan çıkarılan kap payı Ar ṭarḥa(t) طرح z [#ṭrḥ faˁla(t) mr.] atılan şey, çıkartma, tarhiyat Ar ṭaraḥa attı, çıkardı

daraba

Ar darrāba(t) درّابة z [#drb] kepenk, ahşap paravan ≈ Ar darb درب zkapı, özellikle kale kapısı veya dağ geçidi ≈ OFa darbāzag eşik, kapı, bâb Akad tarbāṣu 1. ağıl, avlu, 2. kral sarayı (= Alm Hof)

darağacı

Fa/OFa dār/dar دار z1. ağaç, 2. çarmıh, haç, idam ağacı ≈ Ave dāru- ağaç ≈ Sans dáru a.a. << HAvr *dóru- ağaç, özellikle meşe ağacı ≈ HAvr *drew- sağ, sağlam, doğru

daral

TTü daral-

darbe

Ar ḍarba(t) ضربة z [#ḍrb faˁla(t) mr.] vuruş, vurgu Ar ḍaraba ضَرَبَ zvurdu