damar

dam1

<< ETü tam duvar

dam2

Fr dame hanımefendi << Lat domina [fem.] ev sahibesi, hanımefendi Lat domus ev, hane +in° << HAvr *dṓm-o-s a.a. HAvr *dem- a.a.

dama

Fr dame 1. hanımefendi, 2. iskambilde kraliçe, 3. dama oyunu

damacana

İt damigiana büyük ve enli su şişesi ≈ Fr dame-jeanne a.a. ≈ Prov damajana a.a.

damak

<< ETü tamġak boğaz, geniz ETü tam- damlamak +(g)Ak

damar

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
kimniŋ tamırı yoġun bolsar kanaġı yeŋil [damarı kalın olsa kan akıtması kolaydır] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tamur: al-ˁirḳ [damar] [[Oğuzlar mim'in fethasıyla tamar der.]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
şah damar ... su damarı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
maden damarı ... damarı tutmak

<< ETü tamır damar ETü tam- damlamak

 damla-

Not: Karş. Moğ tamir "beden gücü, kas, damar". • Damardan deyimi 1980'lerden itibaren "damardan enjekte edilen uyuşturucu" ve yaklaşık 1995'ten itibaren "her şeyin yoğun ve dolaysız olanı" anlamında yaygın kullanım kazanmıştır. • Yun damári νταμάρι "maden ocağı" Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: atardamar, can damarı, damarcı, damardan, damarı tutmak, toplardamar


13.03.2018
damasko

İt damasco Fr damasque Suriye kökenli ipekli kumaş, dımışkî öz Damasco Dımışk, Şam

damat

Fa/OFa dāmād داماد zgüvey, damat EFa *dāmātar- düğün sahibi ≈ Ave zāmātar- a.a. ≈ Sans cāmātr जामातृ zdamat, güvey, koca HAvr *ǵeme- düğün, evlenmek

dambıl

İng dumbbell «sessiz çan», idman için kullanılan küçük el halteri § İng dumb dilsiz, konuşma yetisi olmayan İng bell çan

damen

Fa dāman دامن zetek

damga

<< ETü tamġa baskı bloku, mühür <? ETü tam- +gA