damak

dalyarak

<? TTü dal çıplak?

dam1

<< ETü tam duvar

dam2

Fr dame hanımefendi << Lat domina [fem.] ev sahibesi, hanımefendi Lat domus ev, hane +in° << HAvr *dṓm-o-s a.a. HAvr *dem- a.a.

dama

Fr dame 1. hanımefendi, 2. iskambilde kraliçe, 3. dama oyunu

damacana

İt damigiana büyük ve enli su şişesi ≈ Fr dame-jeanne a.a. ≈ Prov damajana a.a.

damak

ETü: "geniz" [ Uygurca Maniheist metinler, <900]
tamğakınta kara tütün taşıkar tiyür [genzinden kara duman çıkar derler] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
[[Türkler boğaza tamġak derken Oğuzlar ve Kıpçaklar ġayn'ı düşürerek tamaḳ der.]] TTü: "ağzın damı" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
damak: Ağzın damı, tavanı. (...) tadı damakta

<< ETü tamġak boğaz, geniz ETü tam- damlamak +(g)Ak

 damla-

Not: Karş. Lat guttur "geniz" < gutta "damla". Sözcüğün orijinal anlamı damak tadı deyiminde korunmuştur. “Ağzın damı” anlamı dam sözcüğünden kontaminasyon yoluyla oluşmuş olabilir.

Benzer sözcükler: damak tadı, damaksıl


10.04.2019
damar

<< ETü tamır damar ETü tam- damlamak

damasko

İt damasco Fr damasque Suriye kökenli ipekli kumaş, dımışkî öz Damasco Dımışk, Şam

damat

Fa/OFa dāmād داماد zgüvey, damat EFa *dāmātar- düğün sahibi ≈ Ave zāmātar- a.a. ≈ Sans cāmātr जामातृ zdamat, güvey, koca HAvr *ǵeme- düğün, evlenmek

dambıl

İng dumbbell «sessiz çan», idman için kullanılan küçük el halteri § İng dumb dilsiz, konuşma yetisi olmayan İng bell çan

damen

Fa dāman دامن zetek