dam1

dalya1

İt taglio kesik, çentik İt tagliare kesmek << OLat taliare çelik aşısı yapmak, kesmek

dalya2

YLat dahlia bir süs çiçeği (İlk kullanım: 1791 Antonio Jose Cavanilles, İsp. botanikçi.) öz Anders Dahl İsveçli botanikçi ve Linnaeus'un öğrencisi (1751-1789)

dalyan1

~? Yun *ta aliána «balıkçılık yerleri» Yun aliía αλιεία zbalıkçılık, balıkhane Yun/EYun aliévō αλιεύω zbalık avlamak

dalyan2

öz (İt) Italiano İtalyan

dalyarak

<? TTü dal çıplak?

dam1

ETü: "duvar" [ Orhun Yazıtları, 735]
yigirmi kün olurup bu taşka bu tamka kop bitidim [20 gün oturup bu taşa bu duvara hep yazdım] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tam: al-cidār ... al-ḥāˀiṭ ... as-sūr [duvar] KTü: "... çatı" [ Codex Cumanicus, 1303]
tectus [çatı] - Tr: tam TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
dam: Bina örtüsü. Yalnız örtüden ibaret bina, sundurma: öküz damı. Kümes, kodes, mahbes.

<< ETü tam duvar

Not: ETü "duvar, özellikle kerpiç ve taş duvar" anlamındayken 14. yy'dan sonra "ev çatısı", "ev" ve "hapishane" anlamlarını kazanmıştır.


07.08.2015
dam2

Fr dame hanımefendi << Lat domina [fem.] ev sahibesi, hanımefendi Lat domus ev, hane +in° << HAvr *dṓm-o-s a.a. HAvr *dem- a.a.

dama

Fr dame 1. hanımefendi, 2. iskambilde kraliçe, 3. dama oyunu

damacana

İt damigiana büyük ve enli su şişesi ≈ Fr dame-jeanne a.a. ≈ Prov damajana a.a.

damak

<< ETü tamġak boğaz, geniz ETü tam- damlamak +(g)Ak

damar

<< ETü tamır damar ETü tam- damlamak