dal

dakayık

Arapça dḳḳ kökünden gelen daḳāˀiḳ "incelikler, nüanslar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daḳīḳa(t) "ayrıntı, nüans" sözcüğünün faˁāˀil vezninde çoğuludur.

dakik

Arapça dḳḳ kökünden gelen daḳīḳ دقيق z "ince, hassas, narin" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daḳḳa دقّ z "ufaladı, inceltti" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

dakika

Arapça dḳḳ kökünden gelen daḳīḳa(t) دقيقة z "1. partikül, incelik, ayrıntı, nüans, 2. derecenin altmışta biri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daḳḳa دقّ z "inceltti, küçülttü" fiilinden alıntıdır.

daksil

Daksil ticari markasından türetilmiştir. Bu sözcük Türkiye Türkçesi daktilo silgisi deyiminden türetilmiştir.

daktilo

Fransızca dactylo sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca dactylographe "parmakla yazma aygıtı" sözcüğünün kısaltmasıdır. Bu sözcük Eski Yunanca dáktylos δάκτυλος z "parmak" ve Eski Yunanca graphḗ γραφή z "yazı" sözcüklerinin bileşiğidir.

dal
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
[[Uzun boylu ve ince bir adama, esnekliği bakımından dala benzetilerek 'tāl boḏluġ' denir; ancak bu ifade daha çok ince ve zarif kızları anlatmak için kullanılır.]]

Köken

Eski Türkçe tāl "ağaç dalı" sözcüğünden evrilmiştir.

Ek açıklama

Dal sözcüğü Türkçede daima "ayrışma, şubelere ayrılma, bir noktadan dağılma" ima eder. Ağaç dalının fiziksel niteliği budak sözcüğüyle ifade edilir.

Benzer sözcükler

dal budak, dalbastı, dallamak, dallanmak


14.07.2021
dal|mak

Eski Türkçe tal- "1. çarpılmak, (bir şeye) çarpmak, 2. hastalanmak, özellikle sara veya akıl hastalığına tutulmak, sevdalanmak" fiilinden evrilmiştir.

dala|mak

Orta Türkçe tala- "(köpek) ısırmak, (ısırgan otu) yakmak" fiilinden evrilmiştir.

dalak

Eski Türkçe talak "1. sevda, melankoli, 2. bir organ, dalak" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe tal "dalak" sözcüğünden Eski Türkçe +Ak ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe tal- "1. çarpılmak, 2. cinnet getirmek, aklını yitirmek" fiili ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. (Kaynak: OTWF I.75.)

dalalet

Arapça ḍll kökünden gelen ḍalāla(t) ضلالة z "yoldan çıkma, azma, sapma, sapkınlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍalla ضَلَّ z "saptı, yanlış yola gitti" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

dalaş|mak

Orta Türkçe tala- "ısırmak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Iş- ekiyle türetilmiştir.