daim

daha

<< TTü daχı keza, dahi

dahi1

<< TTü daḳı/daχı keza, ve [bağlaç], daha [zarf] << ETü takı a.a. ETü tak- eklemek +I(g)

dahi2

Ar dāhi داهٍ z [#dhy fāˁil fa.] kıvrak zekâlı, tedbirli, zeyrek Ar dahā دها‎ zkıvrak zekâlı idi

dahil1

Ar daχl دَخْل z [#dχl faˁl msd.] 1. girme, giriş, 2. getiri, gelir, verim, 3. sövme, sözlü saldırı Ar daχala دَخَلَ zgirdi

dahil2

Ar dāχil داخل z [#dχl fāˁil fa.] giren, duhul eden, içinde olan Ar daχala دَخَلَ zgirdi

daim

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
cān ü ten bu işe ḳāim dura / devleti ayrılmadın dāim dura

Ar dāˀim دائم z [#dwm fāˁil fa.] devam eden, devamlı, kalıcı Ar dāma دَامَ zkaldı, devam etti

 devam

Benzer sözcükler: daimî

Bu maddeye gönderenler: daima, devridaim


16.04.2015
daima

Ar dāˀiman دائماً z [zrf.] devamlı olarak Ar dāˀim دائم z [#dwm] devam eden +an

dair

Ar dāˀir دائر z [#dwr fāˁil fa.] bir şey etrafında dönen, deveran eden Ar dāra دار zdöndü

daire

Ar dāˀira(t) دائرة z [#dwr fāˁila(t) fa. fem.] döngü, dönüş, çember, halka Ar dāra دار zdöndü

dakayık

Ar daḳāˀiḳ [#dḳḳ faˁāˀil çoğ.] incelikler, nüanslar Ar daḳīḳa(t) [t.] ayrıntı, nüans

dakik

Ar daḳīḳ دقيق z [#dḳḳ faˁīl sf.] ince, hassas, narin Ar daḳḳa دقّ zufaladı, inceltti