dahi2

daği

Ar ṭāġī طَّاغِي z [fāˁil fa.] azgın, isyancı, tuğyan eden Ar ṭaġā azı, taştı

dağla|mak

<< ETü daġla-/taġla- kızgın demirle damgalamak Fa/OFa dāġ kızgın demirle vurulan damga +lA- ≈ Ave daχa- yakmak << HAvr *dʰegʷʰ- a.a.

dağlıç

<? TTü dağla-

daha

<< TTü daχı keza, dahi

dahi1

<< TTü daḳı/daχı keza, ve [bağlaç], daha [zarf] << ETü takı a.a. ETü tak- eklemek +I(g)

dahi2

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
dāhī داهى: Versutus, subtilis mente ac ingenio. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
dāhiye: Harikulade zihin ve zekâ ve fetanet sahibi. (Fransızların génie lugatile ifade etdikleri maˁnāyı ifham içün zarūrīyül istiˁmal ve taˁmīmi elzem bir lugatdir.)

Ar dāhi داهٍ z [#dhy fāˁil fa.] kıvrak zekâlı, tedbirli, zeyrek Ar dahā دها‎ zkıvrak zekâlı idi

 deha

Not: 19. yy sonlarında Fr génie karşılığı olarak dāhiye sözcüğü önerilmiş, ancak dāhī sözcüğü anlam kaymasıyla bu işlevi üstlenmiştir.

Benzer sözcükler: dahiyane


20.11.2014
dahil1

Ar daχl دَخْل z [#dχl faˁl msd.] 1. girme, giriş, 2. getiri, gelir, verim, 3. sövme, sözlü saldırı Ar daχala دَخَلَ zgirdi

dahil2

Ar dāχil داخل z [#dχl fāˁil fa.] giren, duhul eden, içinde olan Ar daχala دَخَلَ zgirdi

daim

Ar dāˀim دائم z [#dwm fāˁil fa.] devam eden, devamlı, kalıcı Ar dāma دَامَ zkaldı, devam etti

daima

Ar dāˀiman دائماً z [zrf.] devamlı olarak Ar dāˀim دائم z [#dwm] devam eden +an

dair

Ar dāˀir دائر z [#dwr fāˁil fa.] bir şey etrafında dönen, deveran eden Ar dāra دار zdöndü