dahi1

dağıt|mak

Eski Türkçe tarıt- "tohum saçmak, ekin ekmek veya ektirmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe tar- "saçmak, dağıtmak" fiilinden türetilmiştir.

daği

Arapça ṭāġī طَّاغِي z "azgın, isyancı, tuğyan eden" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṭaġā "azı, taştı" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

dağla|mak

Eski Türkçe daġla- veya taġla- "kızgın demirle damgalamak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Farsça ve Orta Farsça dāġ "kızgın demirle vurulan damga" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde daχa- "yakmak" fiili ile eş kökenlidir. Avestaca fiil Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *dʰegʷʰ- biçiminden evrilmiştir.

dağlıç

Türkiye Türkçesi dağla- fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

daha

Türkiye Türkçesi daχı "keza, dahi" sözcüğünden evrilmiştir.

dahi1
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Uygurca metinler, 900 yılından önce]
takı yeme ınça kaltı kim oot yıġaçtan önüp [ve dahi nasıl ki ateş ağaçtan çıkıp] Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
taḳı [["gene, aynı şekilde" anlamında bağlaçtır; 'taḳı yarmak bir' "daha para ver". Oğuz dilinde "ile" anlamında da kullanılır, örneğin 'ol takı anda' "o dahi orada."]] Kıpçakça: taχı [ Codex Cumanicus, 1303]
et - Fa: ou - Tr: tage Türkiye Türkçesi: daχı, de/da [ Meninski, Thesaurus, 1680]
daχı دخى vul. daha, de, da ده. Türkiye Türkçesi: daha [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
keza, hem manasına daχı دخى, halen, henüz, yine manasına daha دها. Türkiye Türkçesi: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
daχı (eski ve Çağatayca imlası daġı): Hem, kezalik: bunu ben daχı biliyorum. Muhtasar olarak 'da/de' suretinde de kullanılır: Bunu bende [sic] biliyorum. -- Vaktiyle adeta 've' manasiyle ve cümlenin başındada kullanılırdı: daχı bī-rūh iken ḳālib-i ādem. -- 'daha' yerinede vaktiyle 'daχı' kullanılırdı: bir daχı bunu yapmayın.

Köken

Türkiye Türkçesi daḳı veya daχı "keza, ve [bağlaç], daha [zarf]" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe aynı anlama gelen takı sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe tak- "eklemek" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için tak- maddesine bakınız.

Bu maddeye gönderenler

daha, de


14.11.2019
dahi2

Arapça dhy kökünden gelen dāhi داهٍ z "kıvrak zekâlı, tedbirli, zeyrek" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dahā دها‎ z "kıvrak zekâlı idi" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

dahil1

Arapça dχl kökünden gelen daχl دَخْل z "1. girme, giriş, 2. getiri, gelir, verim, 3. sövme, sözlü saldırı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daχala دَخَلَ z "girdi" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

dahil2

Arapça dχl kökünden gelen dāχil داخل z "giren, duhul eden, içinde olan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daχala دَخَلَ z "girdi" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

daim

Arapça dwm kökünden gelen dāˀim دائم z "devam eden, devamlı, kalıcı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dāma دَامَ z "kaldı, devam etti" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

daima

Arapça dāˀiman دائماً z "devamlı olarak" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dwm kökünden gelen dāˀim دائم z "devam eden" sözcüğünün zarfıdır.