dadı

çüş

ünl eşeği durdurma ünlemi

dabbe

Ar dabba(t) دبّة z [#dbb faˁla(t) ] Kuran'da kıyamet habercisi olarak anılan efsanevi varlık Aram dubbā/debbā דבּא zayı

dadaizm

Fr dadaisme modern sanatta bir akım (İlk kullanım: 1919 Hans Arp ve Tristan Tzara, Paris'li sanatçılar.) Fr dada anlamsız bir sözcük +ism°

dadan|mak

<< ETü tatġan- tat almak, tadını beğenmek ETü tatġa- tadına bakmak +In- ETü tatıġ tad +(g)A-

dadaş

≈ TTü dada/dadak erkek kardeş, ağabey çoc da-da

dadı

[ Darir, Anternâme terc., <1390]
Able'nüŋ dadūsı Hamise içeri girdi [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
bu arabayı beşigüm sandum, sizi yamrı yumru dādūm, dayam sandum, dedi. [ anon., Kitâb Fi'l-Fıkh Bi'l-Lisâni't-Türkî, <1421]
dada

Fa dādū دادو zhalayık, dadı çoc

Bu maddeye gönderenler: dudu2


30.08.2017
dağ

<< ETü tāġ a.a.

dağar

<< ETü taġar torba, çuval ≈ Moğ dagari تغار za.a.

dağdağa

Ar daġdaġa(t) دغدغة z [#dġ faˁfaˁa(t) q. msd.] 1. gıdıklanma, gıcık, 2. anlaşılmaz söz, kafa karışıklığı, 3. kargaşa, teşviş onom daġdaġa دَغْدَغَ zgıdıkladı, anlaşılmaz şekilde konuştu vb.

dağıl|mak

≈ ETü tarıl- dağılmak ETü tar- yaymak, dağıtmak +Il-

dağıt|mak

<< ETü tarıt- tohum saçmak, ekin ekmek veya ektirmek ETü tar- saçmak, dağıtmak