dağıt|mak

dadı

Fa dādū دادو zhalayık, dadı çoc

dağ

<< ETü tāġ a.a.

dağar

<< ETü taġar torba, çuval ≈ Moğ dagari تغار za.a.

dağdağa

Ar daġdaġa(t) دغدغة z [#dġ faˁfaˁa(t) q. msd.] 1. gıdıklanma, gıcık, 2. anlaşılmaz söz, kafa karışıklığı, 3. kargaşa, teşviş onom daġdaġa دَغْدَغَ zgıdıkladı, anlaşılmaz şekilde konuştu vb.

dağıl|mak

≈ ETü tarıl- dağılmak ETü tar- yaymak, dağıtmak +Il-

dağıt|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tarıttı: ḏaraˁa wa aḏraˁa [tohum ekti ve ektirdi] ... tarıtġan, tarıtġu, tarıtıġlı

<< ETü tarıt- tohum saçmak, ekin ekmek veya ektirmek ETü tar- saçmak, dağıtmak

 dağıl-

Benzer sözcükler: dağıtılmak, dağıtım


27.08.2017
daği

Ar ṭāġī طَّاغِي z [fāˁil fa.] azgın, isyancı, tuğyan eden Ar ṭaġā azı, taştı

dağla|mak

<< ETü daġla-/taġla- kızgın demirle damgalamak Fa/OFa dāġ kızgın demirle vurulan damga +lA- ≈ Ave daχa- yakmak << HAvr *dʰegʷʰ- a.a.

dağlıç

<? TTü dağla-

daha

<< TTü daχı keza, dahi

dahi1

<< TTü daḳı/daχı keza, ve [bağlaç], daha [zarf] << ETü takı a.a. ETü tak- eklemek +I(g)