dağıl|mak

dadaş

≈ TTü dada/dadak erkek kardeş, ağabey çoc da-da

dadı

Fa dādū دادو zhalayık, dadı çoc

dağ

<< ETü tāġ a.a.

dağar

<< ETü taġar torba, çuval ≈ Fa taġār تغار zkap, sepet

dağdağa

Ar daġdaġa(t) دغدغة z [#dġ faˁfaˁa(t) q. msd.] 1. gıdıklanma, gıcık, 2. anlaşılmaz söz, kafa karışıklığı, 3. kargaşa, teşviş onom daġdaġa دَغْدَغَ zgıdıkladı, anlaşılmaz şekilde konuştu vb.

dağıl|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tarıldı neŋ [dağıldı, parçalara ayrıldı] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ṭağaldı: tafarraḳa TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bu χalḳ cümle bir evden geldiler / gelübenin dünyāda tağıldılar

≈ ETü tarıl- dağılmak ETü tar- yaymak, dağıtmak +Il-

Not: ETü tar- "dağıtmak" ve tarıl- fiillerine karşılık TTü dağıl- ve dağıt- biçimlerinin tercih edilmesinin nedeni açık değildir. Karş. darma-dağın.

Benzer sözcükler: dağınık

Bu maddeye gönderenler: dağıt-, darı (tarım, tarla), darmadağın, tart- (tartış-)


13.12.2015
dağıt|mak

<< ETü tarıt- tohum saçmak, ekin ekmek veya ektirmek ETü tar- saçmak, dağıtmak

daği

Ar ṭāġī طَّاغِي z [fāˁil fa.] azgın, isyancı, tuğyan eden Ar ṭaġā azı, taştı

dağla|mak

<< ETü daġla-/taġla- kızgın demirle damgalamak Fa/OFa dāġ kızgın demirle vurulan damga +lA- ≈ Ave daχa- yakmak << HAvr *dʰegʷʰ- a.a.

dağlıç

<? TTü dağla-

daha

<< TTü daχı keza, dahi