düver

düt|mek

<< TTü düdükle-

düttürü

TTü düttür-

düve

<< ETü tüge buzağının büyüğü, dana

düvel

Ar duwal دول z [#dwl fuˁal çoğ.] devletler Ar dawla(t) دولة z [t.]

düven

Yun dukánion δουκάνιον zekini kabuğundan ayırmak için kullanılan cihaz, düven << EYun tykánē τυκάνη za.a. +ion EYun týkos τύκος ztaşçı keskisi, balta

düver

"kalın direk, mertek" [ anon., Kısas-ı Enbiya terc., <1390]
ol köşk içinde dört biŋ düger var idi altundan [ Hinduşah b. Sançar, Sıhahu'l-Acem, 1469]
farsab [Fa.]: kapu ve düger ağacı

Yun dokárion δοκάριον z [küç.] Yun dokós δοκός zkalın direk, mertek +arion << EYun dokós/dokíon a.a. EYun dékomai δέκομαι züstüne almak, kabul etmek << HAvr *deḱ- almak, kabul etmek

 dogma


27.01.2018
düyun

Ar duyūn ديون z [#dyn fuˁūl çoğ.] borçlar Ar dayn دين z [t.] borç Ar dāna دَانَ z1. borç aldı, borç verdi, 2. yargıladı, hükmü altında aldı

düz

<< ETü tüz barışık, uyumlu, düzenli, düzgün ≈ ETü tüz- sıraya koymak, dizmek, düzenlemek

düz|mek

<< ETü tüz- düzenlemek, doğrultmak

düzel|mek

OTü düz +Al-

düzen

TTü düze- düzeltmek, düzenlemek +In