dürzü

dürbün

Fa dūrbīn دوربين zuzağı gören § Fa dūr دور zuzak Fa bīn بين zgören

dürt|mek

<< ETü türt- yağ sürmek <? ETü tür- dürmek, toplamak +It-

dürtü

TTü dürt- +I(g)

dürüm

TTü dür- +Im

dürüst

Fa drust درست zdoğru, düz << OFa druwişt/druşt a.a. << EFa *druv-işta- en doğru, tam doğru EFa duruva- [sup.] doğru << HAvr *drewh₂- (*drew-) sağ, sağlam, doğru

dürzü

"hakaret sözü" [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
dürzü: Hıyanetlik, katı yüreklilikten kinaye olarak söylenir tahkir sözü.

Ar durzī درزى z [nsb.] Suriye ve Lübnan'da yaşayan bir dini topluluğun mensubu öz Muḥammad İsmāil al-Darzī Dürzi dininin kurucusu (ö. 1019) Fa darzī درزى zterzi

Not: Güncel kullanımda kavim adı Dürzi, hakaret sözü dürzü şeklinde yazılır.

Benzer sözcükler: dürzi


03.10.2017
düstur

Ar dustūr دستور z [#dstr q.] 1. yasa, kural, ilke, 2. baş vezir Fa dastūr دستور zferman

düş

<< ETü tǖş 1. durma, durak, 2. dinlenme, uyku, 3. rüya ≈ ETü tül rüya

düş|mek

<< ETü tüş- 1. inmek, konmak, durmak, 2. düşmek

düşes

Fr duchesse dükün eşi; bir tür ipekli kumaş << OLat ducissa [fem.] Lat dux, duc- dük

düşeş

Fa du şaş iki altı