dürt|mek

dünya

Ar dunyāˀ دُنْياء z [#dnw fuˁlāˀ sf. fem.] yeryüzü Ar adnā أدنَى z [kıy.] daha aşağıda veya beride olan Ar danī [sf.] aşağı, beride

düo

İt duo (müzikte) ikili << Lat duo iki << HAvr *dwóh₁ (*dwṓ) a.a.

düplikat

Fr duplicate bir belgenin ikinci kopyası Lat duplicata [n. çoğ.] a.a. Lat duplicatus [pp.] ikiye katlanmış, kopyalanmış Lat duplicare [den.] ikiye katlamak, ikilemek, kopyalamak +()t° Lat duplex, duplic- iki kat

dür|mek

<< ETü tür- top veya rulo yapmak, bohça etmek <<? ETü tevür- döndürmek

dürbün

Fa dūrbīn دوربين zuzağı gören § Fa dūr دور zuzak Fa bīn بين zgören

dürt|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
köŋke yağ türtti [deriye yağ sürdü] TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Çenberüme alca kanum dürteyinmi? TTü: "... sivri bir şeyle sançmak" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
mızrak uci ile dörtüp

<< ETü türt- yağ sürmek <? ETü tür- dürmek, toplamak +It-

 dür-

Not: Dür- fiiliyle anlam ilişkisi muğlaktır. Fiilin iki anlamı (1. "eliyle oğmak", 2. "sivri bir şey değdirmek") arasındaki ilişki de açık değildir.

Benzer sözcükler: dürtüklemek, dürtüşmek, dürtüştürmek

Bu maddeye gönderenler: dürtü


29.05.2015
dürtü

TTü dürt- +I(g)

dürüm

TTü dür- +Im

dürüst

Fa drust درست zdoğru, düz << OFa druwişt/druşt a.a. << EFa *druv-işta- en doğru, tam doğru EFa duruva- [sup.] doğru << HAvr *drewh₂- (*drew-) sağ, sağlam, doğru

dürzü

Ar durzī درزى z [nsb.] Suriye ve Lübnan'da yaşayan bir dini topluluğun mensubu öz Muḥammad İsmāil al-Darzī Dürzi dininin kurucusu (ö. 1019) Fa darzī درزى zterzi

düstur

Ar dustūr دستور z [#dstr q.] 1. yasa, kural, ilke, 2. baş vezir Fa dastūr دستور zferman