dürbün

dünür

<< ETü tüŋür evlilik yoluyla akraba, hısım

dünya

Ar dunyāˀ دُنْياء z [#dnw fuˁlāˀ sf. fem.] yeryüzü Ar adnā أدنَى z [kıy.] daha aşağıda veya beride olan Ar danī [sf.] aşağı, beride

düo

İt duo (müzikte) ikili << Lat duo iki << HAvr *dwóh₁ (*dwṓ) a.a.

düplikat

Fr duplicate bir belgenin ikinci kopyası Lat duplicata [n. çoğ.] a.a. Lat duplicatus [pp.] ikiye katlanmış, kopyalanmış Lat duplicare [den.] ikiye katlamak, ikilemek, kopyalamak +()t° Lat duplex, duplic- iki kat

dür|mek

<< ETü tür- top veya rulo yapmak, bohça etmek <<? ETü tevür- döndürmek

dürbün

[ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
pādişāh rūşen-reˀy [açık görüşlü] ve dūrbīn [uzak görüşlü] ve āχir-endīş [ardını düşünen] gerekir "... dürbün, Fr téléscope karşılığı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
dūrbīn: ırak görici. Longè prospiciens, perspicax [uzak görüşlü] & item usit. Telescopium.

Fa dūrbīn دوربين zuzağı gören § Fa dūr دور zuzak Fa bīn بين zgören


05.09.2017
dürt|mek

<< ETü türt- yağ sürmek <? ETü tür- dürmek, toplamak +It-

dürtü

TTü dürt- +I(g)

dürüm

TTü dür- +Im

dürüst

Fa drust درست zdoğru, düz << OFa druwişt/druşt a.a. << EFa *druv-işta- en doğru, tam doğru EFa duruva- [sup.] doğru << HAvr *drewh₂- (*drew-) sağ, sağlam, doğru

dürzü

Ar durzī درزى z [nsb.] Suriye ve Lübnan'da yaşayan bir dini topluluğun mensubu öz Muḥammad İsmāil al-Darzī Dürzi dininin kurucusu (ö. 1019) Fa darzī درزى zterzi