dünür

dümbelek

Ar/Fa tabl طبل zdavul

dümbük

≈ Fa tambuk تنبك zdavul, dümbelek, tulum (çalgı) ≈? TTü tablek/deblek dümbelek

dümdar

Fa dumdār دمدار zkuyruklu, kuyruk tutan Fa/OFa dumb kuyruk

dümen

Ven timón gemi dümeni [İt timone] (Kaynak: LF sf. §650)Lat tēmō at arabasının oku (Kaynak: EM sf. 1200)

dün

<< ETü tün gece

dünür

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
kan kızın edgü ögli téginke kolmış érti, tüŋür büşük bolmış érti [kağan kızı İyi Düşünceli Prense istemiş ve dünür-akraba olmuş idi] TTü: [ anon., Kısas-ı Enbiya terc., <1390]
Muāviye buları indürdi ve ağırladı anuŋ içün kim dayıları ve düŋürleri idi

<< ETü tüŋür evlilik yoluyla akraba, hısım

Not: Anadolu ağızlarında düğür biçimi kullanılır. Muhtemelen düğün sözcüğüyle eş kökenlidir, ancak yapısal ilişki açık değildir. Karş. Hamilton 228.


02.02.2018
dünya

Ar dunyāˀ دُنْياء z [#dnw fuˁlāˀ sf. fem.] yeryüzü Ar adnā أدنَى z [kıy.] daha aşağıda veya beride olan Ar danī [sf.] aşağı, beride

düo

İt duo (müzikte) ikili << Lat duo iki << HAvr *dwóh₁ (*dwṓ) a.a.

düplikat

Fr duplicate bir belgenin ikinci kopyası Lat duplicata [n. çoğ.] a.a. Lat duplicatus [pp.] ikiye katlanmış, kopyalanmış Lat duplicare [den.] ikiye katlamak, ikilemek, kopyalamak +()t° Lat duplex, duplic- iki kat

dür|mek

<< ETü tür- top veya rulo yapmak, bohça etmek <<? ETü tevür- döndürmek

dürbün

Fa dūrbīn دوربين zuzağı gören § Fa dūr دور zuzak Fa bīn بين zgören