dümdar

dükkân

Ar dukkān/dukān دكّان/دكان z [#dkn] platform, seki, tezgâh, özellikle çarşı içinde satış yeri Aram dūkanā דוכנא zplatform, seki Akad dakkannu a.a. Sumer dagana bir tür tezgâh veya platform

düldül

Ar duldul دلدل z [#dl fuˁfuˁ q.] 1. oklu kirpi, 2. Hz. Ali'nin katırının adı

dülger

Fa durūdgar/durūgar دروگر zmarangoz, biçici § Fa durūd درود z1. biçilmiş, kesilmiş, 2. biçilmiş ağaç, kereste (Fa durūdan درودن zbiçmek, kesmek ) Fa gar/kar گر/كر zyapan

dümbelek

Ar/Fa tabl طبل zdavul

dümbük

≈ Fa tambuk تنبك zdavul, dümbelek, tulum (çalgı) ≈? TTü tablek/deblek dümbelek

dümdar

"artçı, ordunun ardını tutan komutan" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
dümdār paşa ile gelüp ordu-yı İslāma vāsıl oldular

Fa dumdār دمدار zkuyruklu, kuyruk tutan Fa/OFa dumb kuyruk

 +dar

Benzer sözcükler: dündar


13.10.2014
dümen

Ven timón gemi dümeni [İt timone] (Kaynak: LF sf. §650)Lat tēmō at arabasının oku (Kaynak: EM sf. 1200)

dün

<< ETü tün gece

dünür

<< ETü tüŋür evlilik yoluyla akraba, hısım

dünya

Ar dunyāˀ دُنْياء z [#dnw fuˁlāˀ sf. fem.] yeryüzü Ar adnā أدنَى z [kıy.] daha aşağıda veya beride olan Ar danī [sf.] aşağı, beride

düo

İt duo (müzikte) ikili << Lat duo iki << HAvr *dwóh₁ (*dwṓ) a.a.