dümbük

dük

Fr duc İt duca 1. komutan, başbuğ, 2. bir soyluluk unvanı << Lat dux, duc- kömutan, Roma ordularında bir askeri rütbe Lat dūcere yöneltmek, yönetmek, önder olmak << HAvr *dewk- a.a.

dükkân

Ar dukkān/dukān دكّان/دكان z [#dkn] platform, seki, tezgâh, özellikle çarşı içinde satış yeri Aram dūkanā דוכנא zplatform, seki Akad dakkannu a.a. Sumer dagana bir tür tezgâh veya platform

düldül

Ar duldul دلدل z [#dl fuˁfuˁ q.] 1. oklu kirpi, 2. Hz. Ali'nin katırının adı

dülger

Fa durūdgar/durūgar دروگر zmarangoz, biçici § Fa durūd درود z1. biçilmiş, kesilmiş, 2. biçilmiş ağaç, kereste (Fa durūdan درودن zbiçmek, kesmek ) Fa gar/kar گر/كر zyapan

dümbelek

Ar/Fa tabl طبل zdavul

dümbük

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
dümbük: Tembük, dümbelek. [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
dümbük (Niğde): deyüs.

≈ Fa tambuk تنبك zdavul, dümbelek, tulum (çalgı) ≈? TTü tablek/deblek dümbelek

 dümbelek

Not: Erm tmpug դմբուկ "davul" muhtemelen İrani kökenlidir. Karş. timpani.


14.09.2017
dümdar

Fa dumdār دمدار zkuyruklu, kuyruk tutan Fa/OFa dumb kuyruk

dümen

Ven timón gemi dümeni [İt timone] (Kaynak: LF sf. §650)Lat tēmō at arabasının oku (Kaynak: EM sf. 1200)

dün

<< ETü tün gece

dünür

<< ETü tüŋür evlilik yoluyla akraba, hısım

dünya

Ar dunyāˀ دُنْياء z [#dnw fuˁlāˀ sf. fem.] yeryüzü Ar adnā أدنَى z [kıy.] daha aşağıda veya beride olan Ar danī [sf.] aşağı, beride