düden

duziko

Yun dúziko δούζικο zkatkısız rakı TTü düz

Fa du/dū دو ziki << HAvr *dwóh₁ (*dwṓ) a.a.

düalizm

Fr dualisme ikicilik

dübel

Alm Dübel takoz << Ger

dübür

Ar dubr دبر z [#dbr fuˁl ] 1. arka taraf, kıç, 2. makat Ar dabara دبر zarkadan geldi, ters idi

düden

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
düden: ˁamīḳ [çukur yer] TTü: "çukur? girdap?" [ Kul Mes'ud, Kelile ve Dimne terc., <1347]
bir ıyānet bir emīn kullukçuyu müttehim kıla ve bir ġammāz bir yazuksuzı [günahsızı] belā düdenine bırağa TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
düden: Tütüp toz duman olan uçurum, su şelalesi, cendele.

<< OTü düden boğaz, girdap onom düt/tüt üfleme sesi

 düdük


27.07.2015
düdük

<< ETü tütek üflenen şey, büzük ağıza benzer şey onom düt/tüt üfleme sesi, düdük sesi

düello

İt duello ikili çatışma << Lat duellum/bellum savaş

düet

Fr duette müzikte ikili İt duetto İt due iki +et°

düğme

<< ETü tügme düğüm ETü tüg- bağlamak, düğümlemek +mA

düğüm

≈ ETü tügün düğüm ETü tüg- bağlamak, düğümlemek +Im