civelek

civan

Fa cavān/cuvān جَُوان zgenç, delikanlı, yiğit << OFa yavān/yuvān a.a. ≈ Ave yvan- a.a. << HAvr *h₂i̯uh₁en- (*ai̯ūen-) a.a. HAvr *h₂ói̯u- (*aói̯u-) genç olma, canlılık

civanmert

Fa cuvān-mard جوان مرد zdelikanlı, yiğit, cömert kimse

civar

Ar ciwār جوار/جُوار z [#cwr fiˁāl msd.] mücavir olma, komşu veya bitişik olma Ar cāra جار zsaptı, dolandı, doğru yoldan ayrıldı

civata

Ven giavéta [küç.] anahtarcık [İt. chiavetta] Ven giàve anahtar [İt. chiave] +et° Lat clavis a.a.

civciv

onom civ/civil kuş sesi

civelek

"toprak sahibi olmayan kimse (Güneydoğu ağzı)" [ Osmanlı Kanunnameleri, <1520]
[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Isparrtalı pehlivân Civelek Ali [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
civelek (Yozgat), cibelek (Malatya): 1- Faal, müteharrik; 2 - Küçük, ufak.

~? Fa cuvānak جوانك z [küç.] oğlancık Fa cuvān جوان zoğlan, delikanlı

 civan

Not: Belki AlAk küçültme ekiyle yapılmış sözcüklere analoji yoluyla.


03.10.2017
ciyak

onom tiz bağırma sesi

cizvit

Fr jesuite İt gesuita «İsa'cı», Katolik kilisesi bünyesinde 16. yy'da kurulan bir cemiyet ve bu cemiyetin mensubu öz Gesù/Jésus İsa

cizye

Ar cizya(t) جزية z [#czy fiˁla(t) mr.] İslam hukukunda gayrımüslimlerden alınan kelle vergisi Aram gazīthā גזיתא zkelle vergisi, hazine payı Aram gazā גזי zkamu hazinesi

client

İng client 1. müşteri, 2. ağ üzerinde server'a tabi olan bilgisayar Lat cliens bir patrona bağlı olan kişi, mükellef, bağımlı << HAvr *ḱlí-ent- HAvr *ḱlei̯- dayanmak, yaslanmak

coğrafya

Ar cūġrāfīyā جوغرافيّا z [#cġrf q.] tarif-i arz ilmi EYun geōgraphía γεωγραφία zyeryüzünün tasviri, haritacılık, coğrafya § EYun gḗ γή zdünya, yeryüzü EYun gráphō γράφω zçizmek, tasvir etmek